"Bir bahçede hep aynı çiçekten olursa o bahçe güzel olmaz. Sen, ben, o varız diye güzel bu bahçe. Koparma farklı çiçekleri, kalsın renkleriyle, kokularıyla."
Menekşe gelmiştir meclise; mütevazı ve zarif bir hâlde seccadesini çimene serdi. Başını eğmiş ibadet hâlindeydi. Rengi ise lacivertti. Hâl dili, edep ve takva ehlinin hâlidir. Şair ona da hâlinden sorar? Menekşe, az konuşur. Ama hâliyle anlattığı kitaplara sığmaz. Kokusunun kaynağı ilâhi bir esintidir.