Araştırma makalemi yazarken denk geldiğim önemli bir eser. Yazarı bir sosyolog, evrim ve devrim olgusunu yirminci yüzyılın erken dönemlerinde kendi yorumuyla açıklıyor. Her ne kadar evrim-devrim ilişkisini birbirinin zorunlu sonucuymuş gibi gösteren düşüncesine katılmasam da karşılaştırmalı analizleriyle vardığı sonuçlar değerli. Lakin Google Translate' i aratan Türkçe çevirisi ise tam bir facia. Sanırım yayınevi kaynaklı bir sorun, eseri orijinalinden okumanızı tavsiye ederim ve mümkünse bu yayınevinin kitaplarını almayın.
Mahir Çayan’ın "Suni Denge" kavramının özünde şu yatmaktadır: Eğer bir yerde hayat pahalı ve işsizlik had safhadaysa, halk devletle çelişkisi olmasına rağmen onunla çatışmaya girmekten korkuyorsa, ülkenin gizli işgal altında olduğunu göremiyorsa, sömürgecilik varsa, devletin yenilmezliğine olan inanç derinleşmişse ve de bütün buna karşı açıktan bir muhalefet ve direniş geliştirmeye korkuyorsa, parlamento ve nispi refah ortamı halkın aldatılmasına yol açıyorsa o zaman orada halkla devlet arasında suni bir denge vardır. Bu durumdaki halkları devrime çekmek için bu suni/yapay dengenin kırılması gerekir. Suni denge aynı zamanda içinde bulunulan zayıflık halinin mücadele yoluyla geçici olduğunun anlaşılmasını sağlamaya hizmet edeceği kadar, üzerinde yoğunlaşılacak hedefi de gösterir. Bu nedenle, Mahir Çayan’a göre halkların özgürleşebilmesi ve ideolojik dönüşümü için Suni Denge’nin kırılması ülke koşullarında zorunludur. Peki çıkarları devrimde olan halklar bu korku ve bu pasiflik durumundan nasıl çıkarılabilir; yani suni denge nasıl kırılabilir? Mahir Çayan’nın buna cevabı “öncü savaşı”dır. Bu ise, profesyonel devrimcilerin öncülüğünde yürütülecek olan silahlı bir propagandayla mümkündür. Böylece halkların korkuları aşılacak, sömürgeciliğin gizli işgali gösterilebilecek ve de devletin yenilmez olmadığı açığa çıkartılarak halklar mücadeleye çekilebilecektir. Yani öncelikle perdenin yırtılması ve korkunun cesarete dönüştürülmesi esas alınmaktadır.