d

Diyorlar ki

0 üye
Takip
Yazık be...
Konuşmaya ihtiyacım var diyorum, Sen anlat dinliyorum diyorlar, Canım çok acıyor diyorum, Olsun geçecek diyorlar, Nefes alamıyorum artık ölmek istiyorum diyorum, Öyle deme diyorlar, Mutluluk duygusunu unuttum diyorum nasıl birşeydi anlat diyorum, Mutlusun ya diyorlar, Yüzümdeki gülüşe bakma içimde fırtınalar kopuyor diyorum, ENGELLİYOR YADA GİDİYOR... (Yahu ölüyorum be bu kadarmı vicdansızsınız.)
Diyorlar ki
İyi ki unutmak var...
"Yaşadığımız her şeyin en ince ayrıntısına dek doğru hatırlayacak olasaydık bu iş, onları yaşamak kadar zaman alacaktır." William James
Diyorlar ki
Reklam
Puan vermedi·350 syf.··
2022 125. kitabı
Eser için 20. yy. edebiyat magazini diyebiliriz. :) Genel olarak şöyle bir şey ki: 18 edebiyatçının, yazarın, şairin Edebiyat-ı Cedide, Servet-i Fünun, divan edebiyatı, gelecekte edebiyat veya diğer edebiyatçılar (yani evet, biraz dedikodu :)) gibi konularda fikirlerini öğrenmek amacıyla onlarla röportaj yapmış ÜNAYDIN. Bu isimler arasında Abdülhak Hâmid TARHAN, Nigâr Hanım, Sami Paşa-zade Sezai, Halit Ziya UŞAKLIGİL, Cenab ŞEHABETTİN, Hüseyin Cahit YALÇIN, Süleyman NAZİF, Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI, Mehmet Emin YURDAKUL, Halide EDİB ADIVAR, Hamdullah Suphi TANRIÖVER, Ziya GÖKALP, Mehmet Fuat KÖPRÜLÜ, Ömer SEYFETTİN, Refik Halit KARAY, Fazıl Ahmet AYKAÇ, Ahmet HAŞİM ve Ali KEMAL bulunuyor. Esere 1916 tarihinde başlayıp 1918 tarihinde bitiren Ruşen Eşref ÜNAYDIN, eserini önce bazı mecmualarda, daha sonra ise bütününü o zamanın tanınmış gazetesi "Vakit”te çıkarmıştır. Yazarın kendileriyle konuştuğu halde, kitabına almadığı bazı isimler de bulunmaktadır. Gelelim eseri tavsiye edip etmeyeceğime. :) Yani açıkçası eğer 20. yy. edebiyat magaziniyle ilgili değilseniz tavsiye etmem. :)
Diyorlar ki
Diyorlar kiRuşen Eşref Ünaydın · Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları · 198566 okunma
Ne diyeyim allahım ben sana biraz platoniğimdir biliyorsun. Ben bu şüpheyi sırtıma yük edindim, öyle yürüdüm, gocunmam da yükümden beni bilirsin. Ama bunlar çok iştahlı allahım ve görüyorsun nasıl da dünyevi. Bunlarmış senin kulların öyle diyorlar biz de kürenin üveyi. Öyle mi? Oysa allahım bilirsin ben en çok yeryüzünü, ve başımı yatırınca toprağa, gökteki yıldızları da, işte öyle allahım bilirsin çok güzel yapmıştın bu yeryüzünü. Bizim köydeki gibi. Allahım bunlar tokileri seviyor, betonları, hızlı trenleri. Oysa ne acelemiz var, ben ki bunca agnostiğim yine de biliyorum ordaysan nasılsa geleceğiz yanına geri.
Diyorlar ki