Babasını kaybedince merhametini de kaybetti. Babasını kaybedince çocukluğunu da kaybetti. Çocukluğu kaybolan bir adamdan kimse merhamet de beklememeliydi.
- bir kızcağız oturmuş, ağlayarak kitap okuyordu. hem de iki gözü iki çeşme! "neyin var yavrum?" dedim. "çok acıklı..." dedi. "acıklı olan ne?" diye sordum; "işte bu kitap" dedi. kitaptaki insanlara acıyormuş. millet nelerle uğraşıyor yahu!.
"Ben bir kazazedeyim - genel bir kazadan sağ çıkan tek kişi. Gördüğünüz gibi," diye ekledi, "bunun da hesaba katılması gerekir diğer herkesin gitmiş olduğunun. On yaşımdayken, annem ve babamla birlikte altı kişiydik. Geriye bir tek ben kaldım. Ama hepsi farklı nedenlerden öldüler."
"Sana gelen çiçekler için çok üzgünüm - o kadar üzgünüm ki ne tür çiçekler olduğunu dahi anlayamadım - Ve şimdi odandalar. Eger senin gardırobun olsaydım kendimi iterek gün ışığında odadan çıkartır ve çiçekler solana kadar girişte beklerdim."