Senin olsun ufuklar, uzaktaki o bahar
Dünyanın bensiz kalan her şeyi senin olsun
Çektiğin fotoğrafım evde mahzenin olsun
Bensizliğimle tüket en güzel yıllarını
Bensizliğim doldursun bir ömür kollarını
Saadet sanıyorsun dünyada bensizliği
Oysa ben hep firavun bilmişim sensizliği
Şeytan birgün oğluyla dünyayı gezdirmeye çıkar. Oğlu durmadan şeytana çevredeki nesneleri sorar. Sonra bir insanı göstererek"bu nedir baba?" der. Şeytan korkarak "aman oğlum onlardan uzak dur. Onlar insanlar, her kötülüğü kendileri yapıp bizim üstümüze atarlar."
Her şeyinle tam bir insansın. Bu senin hem üstün özelliğindir hem eksik yanın. Yaradılışın tam günlük yaşamda her şeyin tam olmasını istiyorsun. Ama olmuyor. Söz gelimi, her işin her zaman amacına uygun biçimde yürütülmesini istediğin devlet hizmetinde bunu bulamadığın için küçük görüyorsun devlet hizmetini. Sonra, bir insanın çalışmasının her zaman bir amacının olmasını, aşk ve aile yaşamının her zaman bir olmasını istiyorsun. Bu da olmuyor... Yaşamın güzelliği, çeşitliliği, olağanüstülüğü gölgelerden, ışıktan oluşur.
Biliyor musun ki, kadın kısmı vicdanı hiç sızlamadan acımasızca davranışlarıyla, alaylarıyla eziyet eder erkeğine ve vicdanı asla sızlamaz, çünkü hep kendi kendine şöyle düşünür: “Şimdi öldüresiye acı çektiriyorum ona, ama bütün bu çektiklerinin karşılığını sonra sevgimle ödeyeceğim kendisine...”
"Piskopos, hiyerarşinin en üstündedir," diye karşılık verdi Delaura.
"Bunu bana hatırlatmanıza gerek yok," dedi başrahibe, biraz da alayla. "Sizlerin Tanrı'nın sahipleri olduğunuzu zaten biliyoruz."