Şunu düşünelim: Sözcüklerimizi yazıya dökmeyi doğal buluruz; bunu nasıl yapacağımızı biliriz. Ama bunu ilk kez nasıl yaptık? Bedensel olan, akışkan olan, nefesle ve toplumsal ilişkilerle sıkı sıkıya bağlı olan konuşmanın, yazılabilir olmasını mümkün kılacak türden bir eklemlenmeye ve yapıya sahip olduğu fikrine nasıl ulaştık?
"Kitle, Kültür'e çevrilmeyip doğaya bırakılan enerjinin, toplumdaki yansımasıdır. Anlamsızlık, sorumsuzluk ve duyarsızlık dışında bir şey üretmemekte, düzenin doğal akışında sürmesini sağlamaktadır."