Herkese merhaba,
Yeni yazar yeni bir kitap ile karşınızdayım. Bekletiğimi karşıladım diyelim, çok yükseldiğim bir kitap olmadı ama iyidi, kötü değildi. Ama uzun bir kitap, biraz slow burn tarzı ile devam ediyor. 400 kadar kitap aktı gitii valla , sonrası biraz sıkılmaya başladım ve bittirdim.
Kitaba gelirsek; Lilia annesinin ölümünden 4 yıl sonra en eski ve en saygın okullarından biri olan Dracadia Üniversitesi’nden kabul mektubumu alır. Okula giden Lilia hem gizemli ölümleri hem kendini hemde annesinin aslında kim olduğunu öğrenmek için Zorlu bir yola girer ama bu yolda onu en büyük duvarı okulun “Ölüm Doktoru” olarak bilinen ve Gece Yarısı Laboratuvarı’nı yöneten başarılı patoloji profesörü Devryck Bramwell, herkesden nefret ediyor gibi görünse de ölümcül derecede yakışıklı bir adam yolları bir düşer…
Şimdi yazarın kalemi, oluşturduğu dünyayıda sevdim ama karakterlerde pek başarılı olamamış bence… evet kız karakter kaşar değil ama yaptığı sacma sapan şeyler yok muydu tabiki vardı. Ilk gözümden düştüğü yeri yazmazsam olmaz, kendisi mastürbasyon yaptığı bir video cekiyor ve salak olduğundan yayınlıyor fılan bu siteden para kazanıyorlar sırf kardeşini okul parası için yapıyor bunu sonradan çok pişman oluyor ama neyseki başrol adamımın anından kaldıyor viedoyu ama ızleyen binlerce kişi oldu… kızdım ama çokta kızamadım , kardeşi okuldan atılırsa babasının yanına gelecek ve o evdede sapık bır adam var ve babası pıs işler yapan biri o yüzden o paraya ihtiyacı vardı ama olsun kızdım ben hahaha… sevdiği insanları guzel koruyan bır karakter olmuş ama yazar bir şeyleri eksik yazmış yoksa karakter iyidi kötü diyemem…
Başrol adama gelirsek alfa evet ama beni etkılemedi yani, yaşadıkları aşırı kötü şeyler ama birilerini kotrolunde olması cok hoşuma gitmedi, yok ne derler, yok
Gotik Edebiyatın mimarı olarak anılan Poe'nun hikayelerine bi heves başladım.
İlk üç hikayeden sonra gotik atmosfer bir kenara bırakıldı. Kalan hikayelerse ne yazık ki... Üzücü diyelim.
Hikayeleri puanlama arsızlığına yine giriştim :')
Buyrun:
1: Geveze yürek 6/10 (Gotik)
2: Amontillado Fıçısı 6/10 (Gotik)
3: Kara Kedi 8/10 (Gotik)
4: Kızıl ölümün maskesi 1/10
5: Şişeden çıkan mektup 1/10
6: Morg sokağı cinayetleri 2/10 (Polisiye)
7: Altın böcek 3/10 (Çözümleme, Gizem)
Sevdiğim Hiçseverler ilk 3 hikaye dışında altını çizmeye değer bir eser, mmmh şey pek yok. Ah ah.
Geveze yürek, Amontillado Fıçısı ve Kara Kedi hikayelerinin tümünde Poe, döşemelerin, veya duvarların ardına ceset gizlemeye kafayı takmış. Kapalı kapılar ardında kalan isteri, eninde sonunda ortaya çıkacak diyor. Bunu bize karanlık aracılığıyla anlatıyor. Hikayelerin Gotizm izleri taşıyan tek ayrıntısı buydu.
Poe, Black Sabbath'a benziyor. Bir tarzın öncüsü olmak sizi en iyi yapmıyor. Okunmalı ve dinlenmeli ancak çok da bir şey beklenmemeli.
Telling you now of my state
I tell you to enjoy life
I wish I could but it's too late
- Dear B. Sabbath
"Herkes talihsizliğin bulaşıcı olduğunu biliyor ve kimse yanında istemiyor. İçinize işlerse sonra nasıl söküp atacağını bilemezsiniz." #alıntı
Yatağınızda uyurken, bazen eliniz, kolunuz, bacağınız yorganın dışında kaldığında sanki biri gelipte tutacakmış gibi hissedip hemen yorganın altına sakladığınız hiç oldu mu?
İşte bu hikâyede tam da böyle bir hikâye. Tek farkı; hissetmekle kalmayıp yaşanılıyor olması.
Anneanne ve torunun evlerinde yaşadıkları, yazarın annaanesinin hayat hikayesi. Nesiller boyunca aktarılan bu miras, intikam, nefret, kıskançlık, acı , hüzün, bıkkınlık dolu olsa da sonunda mecburi bir kabullenişlik barındırıyor.
Gotik edebiyatının güzel örneklerinden biri olan #tahtakurdu , yaşanılan olayları anneanne ve torununun gözünden ayrı ayrı anlatılan bölümlerden oluşuyor.
Peki; "Gotik Edebiyat" nedir derseniz; cin, peri, vampir, hortlak gibi doğaüstü unsurlardan beslenerek okurda korku hissi uyandırmayı hedefleyen edebi bir türdür." diyerek cevap veriyor Google Amcamız.
Merakla okudum bu kitabı. Tarzı sevenler ve tarzının dışına çıkmak isteyenler için bibliyofil okuur ile birlikte okuduğumuz kitabı tavsiye ederim.
Siz Gotik edebiyat seviyor musunuz? Bu tarzda en sevdiğiniz yazar kim? Hadi yorumlarda buluşalım. 🩶
#yanpasajyayınevi #yanpasajvakti
Gotik tarzda yazılmış ve gerçekten sürükleyici bir kitaptı. Film izliyor gibi hissettim. Güzeldi fakat eksikler vardı. Sıkıldığım yerlerde oldu ama yinede akıcı bir kitaptı
Bu kitabı okurken kafamda wednesday müziği çaldı. :)) Hani o siyah giyinen tuhaf kız ve tuhaf okulu...Sevmiştim diziyi... Bu kitapta sanki o dizinin yan sanayisi. Diziden sonra mi çıktı bu kitap bilemem fakat fazla yan sanayi. Sevdim mi?? Evet sevdim. Eğlenceli gotik bir kitap fakat şunu da söylemeden geçemicem; kitapta bazı sahneler +18 değil + 24 falan. Ona göre okuyun ya da okutun . İyi okumalar Gothikana
Lovercraft'ı okumaya bu kitapla başladım ve kozmik korkuyu onunla tanıdım. Bize küçüklüğümüzden beri verilen bir öğüt vardır. Korktuğun şeyin üstüne git. O zaman onun hakkında daha çok şey bilir ve ondan korkmazsın. Ama Lovercraft bu tabuyu yıkıyor. Ona göre bazı şeyler hiç bilinmemeli. Ancak o zaman akıl sağlığını korumak mümkün olabilir. İnsanın deliliğin dağlarında ne işi var?
Kitap yazarın yaratmış olduğu Cthulhu mitosu etrafında toplanır. Kendisinin doğup büyüdüğü çevre olan Providence, Rhode İsland' ı da onun gözünden, onun evreniyle harmanlanmış şekilde görme fırsatını buluruz. Zaman zaman yazarın arkeolojik, jeolojik, coğrafik ve biyolojik bilgilerinin derinliğini de betimlemelerin detaylarında bulmak mümkün. Aynı zamanda yazar sizi pek çok ressam ve yazar ile de tanıştırma fırsatı bulacak.
Benim tavsiyem kitabın hepsini bir anda değil bir ya da birkaç öykü arasına kitap ekleyerek okumanız. Aksi takdirde evrenin içinden hiç çıkamayacakmışsınız hissi verebiliyor. Detaylar da bir süre sonra yorabiliyor. Özellikle de son öykü "Deliliğin dağlarında" pek çok bilgi ve betimleme içermesi bakımından yorucu hale gelebilir.
Kitapta 5 hikaye mevcut. İncelemelerimi her biri için ayrı ayrı yapmak isterim.
Ama UYARI VERMEK İSTİYORUM. BUNDAN SONRA YAZACAKLARIM TAMAMEN SPOİLER İÇERİR !!!
CTHULHU' NUN ÇAĞRISI
Bu hikayede korku bizi düşlerimizde sarıp sarmalamaya başlar. Lovercraft her hikayesinde korkuya bir ana tema eklemeyi başarmıştır. İnsana korkuyu aşılayacak bir yol bulmuştur. İşte burada da Cthulhu bizi rüyalarımızda ele geçirir, yaratık kozmozun bir köşesinde uyuyor olsa da. "R' lyeh' teki yuvasında ölü Cthulhu düş görerek bekliyor." Onu uyandırmak isteyecek bir tarikat bulacaktır kendine. Ama "Uyandırılan her dehşet sorumlusunu da yeryüzünden siler." O uyandığı