Kitap yedi öyküden oluşuyor ben en çok "Kızıl Ölümün Maskesi" ni beğendim.
Öykü bir Prensin ülkeyi saran bulaşıcı hastalıktan ölen halkını bırakıp kendini güvenceye almak için bir şatoya çekilmesiyle başlıyor.
Tabi vakti gelmişse insanın ölümden kaçabilir mi ?
Prens şatonun içindeki dostları ile bir davet düzenliyor ve davette kefen giymiş biri dikkatini çekiyor. O kişinin peşinden koşan prens hançerini kaçan kişiyi durdurmak için kullanmak isterken , elindeki hançerin üzerine düşüyor.
Hastalıktan kaçıp saklanan prens , kendi hançeri ile ölüyor.
Ölümü durdurmaya hangi insanın gücü yeter ki ?
Kaçabilir mi insan kaderinden...
Kaçtığı bahaneden daha farklı bir neden ölümün kollarına atar insanı hiç farketmeden.
***
Diğer beğendiğim öykülerden de kısaca bahsedecek olursam ;
Birinci öyküde (Geveze Yürek ) yazar, kuşkunun insanın içini ve düşüncelerini kemiren bir kurt misali olduğunu okuyucuya gösteriyor.
Üçüncü öyküde (Kara Kedi) öfkenin ve paranoyaklığın insanı nasıl kendi benliğinden çıkardığını insan dışı kararlar almaya yönlendirdiğini ve bu kararlar sonucunda da gerçeğin eninde sonunda ortaya çıktığını anlatıyor. Çünkü insanın kötülüğünden doğan her sır , ilk baş başkaları tarafından görülmese bile kişinin kendini ele vermesi ile gerçekler su yüzüne çıkıyor.
Kişi sussa bile vicdanının sesi susmuyor.
Yedinci öyküde ( Altın Böcek ) Bir adada yaşayan adamın yardımcısı ile beraber gezintideyken bulduğu altın rengi böcekten bahsederek giriyor yazar öyküye ama böcek öykü için sadece bir anahtar.
Gelişen olaylar doğrultusunda adam bir nevi hazine avına başlıyor. Bir efsanede bahsedilen hazineyi aramaya arkadaşı , yardımcısı ve köpeği ile çıkıyor. Buraya kadar herşey klasik gizemli hazine romanlarına benziyor ama asıl odaklanmak gereken nokta hazinenin olduğu yeri
Geveze Yürek, Amontillado Fıçısı, Kara Kedi, Kızıl Ölümün Maskesi, Şişeden Çıkan Mektup, Morg Sokağı Cinayetleri, Altın Böcek
Öyküler kitabı, yedi ayrı öyküden oluşan bir kitap. Edgar Allan Poe derlemesi olduğu için hoşuma gitmişti. Hepsi kısa kısa da olsa akıcı ve okunabilirdi.
Favorim ise, Kızıl Ölümün Maskesi ve Morg Sokağı Cinayetleri
Edgar Allan Poe hakkında birkaç noktaya değinelim:
- Allan ismini koruyucu ailesi tarafından alan Poe, küçük yaşta annesini kaybetmiş ve sonrasında ise babası tarafından terk edilmiştir.
- Kedilere bağımlı olan Poe, evinde bulundurduğu Siyam cinsi kedisinin ilham verdiğini düşündüğü için hep yanında olmasını ön planda tutmuştur.
- Ayrıca Poe öldükten çok kısa bir süre sonra "Catterina" adındaki kedisinin aniden öldüğü de biliniyor. ( kederden ölmüş olabilir. :) )
- 1841’de yayınlanan Morgue Sokağı Cinayeti bazıları tarafından ilk dedektiflik öyküsü kabul edilir. Hikayedeki başkahraman Dupin karakteri sayesinde modern polisiye edebiyatının babası olarak nitelendirildiği söylenebilir.
- Poe öldükten sonra şiirlerini yazmaya devam etmiştir. İnansam mı bilemedim. Sadece bir iddia. Lizzie Doten isimli bir medyum, şairin mezarı üzerinden onunla iletişim kurduğunu iddia etmiş. Bak sen şu işe...
- Parası bitince okulu bırakıp gizli bir isimle orduya katılmıştır.
- İlk çalışması “Tamerlane ve Diğer Şiirler” Amerika'da bir açık arttırmada 662.500 Dolar’a satılmıştır.
- Son olarak değineceğim önemli noktalardan birisi de Poe'nin cenazesine sadece 7 kişinin katılması. İlginç. :)
Kitap hakkında:
Kitap elime ulaştıktan sonra boyutunun küçük olması biraz hayal kırıklığı yaratsa da şuan küçük boyutlu kitapları da sevdiğim için bu durumu çok da önemsediğim söylenemez. Kitapta Poe'nin 7 tane öyküsü var. bunlardan en önemlisini Morgue Sokağı Cinayetleri olarak gösterebilirim. Genel olarak öykülerde cinayet şekilleri ilginçti ama hikayelerin sonu çok da ters köşe yapacak şekilde olmadı. Fakat yine de güzel hikayelerdi. Korku, cinayet konulu kitapları seviyorsanız bir deneyin derim.
Öyküler ~ Edgar Allan Poe
Hayaller ve gerçekler yarışır. Hayaller hep önde gider ama her zaman gerçekler kazanır.
Merhaba sevgili kitapseverler, Edgar Allan Poe’nun öykülerinin bazılarını ilk kez değil ama yeniden okudum bu defa. Geveze Yürek’in takıntılı kalp sesinden, Amontillado Fıçısı’ndaki intikam soğukluğuna, Kızıl Ölüm’ün Maskesinin kıyametvari alegorisinden Kara Kedi’nin boğucu suçluluğuna kadar içlerinde hem psikolojik derinlik hem de gotik tedirginlik taşıyan mücevher gibi metinler.
Her biri kendi içine çöken, gotiği kelimelerin aralığına işleyen öyküler. Poe’nun yarattığı dünyalarda zaman hep gece gibi akıyor. Ve insan, en çok kendi karanlığından korkuyor. Altın Böcek’teki gizem, Şişeden Çıkan Mektup’taki imkânsızlık hissi ya da Morg Sokağı Cinayetleri’nin polisiye başlangıçları… Hepsi bir tür ruhsal yankı gibi kaldı bende.
İçindeki karanlıkla yüzleşen herkesin dönüp dönüp okuyacağı bir kitap bu. Çünkü bazı metinler okurun kalbine sadece korku değil, sorgulama da eker.
Poe okurken ışıkları biraz kısın
Kendinizle baş başa kalın
Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle
ÖykülerEdgar Allan Poe · Epsilon Yayınevi · 1998393 okunma
Kurgusal olarak başarılı, şaşırtıcı sonlarıyla dolu bir öykü derlemesi. Polisiye türünün ilk örneği sayılan Morv Sokağı Cinayetleri'nin de yer aldığı öykülerde kahramanlar ve olaylarla ilgili fazla detay verilmiş olsa da içindeki olağanüstü veya esrarengiz olaylar mantık çerçevesinde anlatılmış. Kitaptaki yedi öykünün ortak noktası ölüm olgusu olayları harika birleştirmiş.
ÖykülerEdgar Allan Poe · Epsilon Yayınevi · 1998393 okunma
Öykü derlemeleri kitaplarında en büyük sorun kapaklarında içindeki öykülerin isimlerinin olmayışı. Yeni öykü beklerken tekrara düşüyor ve kendinizi kandırılmış hissediyorsunuz.
Ancak Poe öykülerini birden fazla okumak da o kadar büyük keyif ki, bağışlamak hiç sorun olmuyor.)
İçindekiler sorununu ben çözeyim burada;
- Geveze Yürek
- Amantillado Fıçısı
- Kara Kedi
- Kızıl Ölümün Maskesi
- Şişeden Çıkan Mektup
- Morg Sokağı Cinayetleri
- Altın Böcek
ÖykülerEdgar Allan Poe · Epsilon Yayınevi · 1998393 okunma
Hikayelerin sonlarını tahmin etmesi zor şekillerde bitererek şok yaşatan yazar Edgar Allan Poe.
Polisiye, fantastik ve gerilim türlerini okumayı sevmiyosaniz bu kitap size göre değil. Çünkü bu türlerin tamamı her hikayede var.
Morg Sokağı Cinayetleri hikayesi bi çok polisiye tür yazan yazara da ilham olmuş.
Kitapta ölüm üzerine kurgulanmış yedi hikaye var. 'Kara Kedi ve Morg Sokağı Cinayetleri' en beğendiklerim oldu.
Gotik Edebiyatın mimarı olarak anılan Poe'nun hikayelerine bi heves başladım.
İlk üç hikayeden sonra gotik atmosfer bir kenara bırakıldı. Kalan hikayelerse ne yazık ki... Üzücü diyelim.
Hikayeleri puanlama arsızlığına yine giriştim :')
Buyrun:
1: Geveze yürek 6/10 (Gotik)
2: Amontillado Fıçısı 6/10 (Gotik)
3: Kara Kedi 8/10 (Gotik)
4: Kızıl ölümün maskesi 1/10
5: Şişeden çıkan mektup 1/10
6: Morg sokağı cinayetleri 2/10 (Polisiye)
7: Altın böcek 3/10 (Çözümleme, Gizem)
Sevdiğim Hiçseverler ilk 3 hikaye dışında altını çizmeye değer bir eser, mmmh şey pek yok. Ah ah.
Geveze yürek, Amontillado Fıçısı ve Kara Kedi hikayelerinin tümünde Poe, döşemelerin, veya duvarların ardına ceset gizlemeye kafayı takmış. Kapalı kapılar ardında kalan isteri, eninde sonunda ortaya çıkacak diyor. Bunu bize karanlık aracılığıyla anlatıyor. Hikayelerin Gotizm izleri taşıyan tek ayrıntısı buydu.
Poe, Black Sabbath'a benziyor. Bir tarzın öncüsü olmak sizi en iyi yapmıyor. Okunmalı ve dinlenmeli ancak çok da bir şey beklenmemeli.
Telling you now of my state
I tell you to enjoy life
I wish I could but it's too late
- Dear B. Sabbath
İngilizcemi geliştirmek adına bu tarz kitaplar okumaya başladım. İçerisinde birkaç hikaye olan bir kitap. Akıcı bir dili var ve hikayeler çok sürükleyici. Tavsiye ederim iyi okumalar
İçinde 7 öykü bulunan mini boy, Edgar Allan Poe kaleminin ürünü olduğu için bolca ürperme eşliğinde sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kitap. En sevdiğim öykü Altın Böcek oldu çünkü farklı teknikler eşliğinde yazılmış heyecan dolu satırlardan oluşuyor. Bu kitaptaki Morg Sokağı Cinayeti öyküsünü okumadım çünkü sıradaki okuma kitabım #k:7908nde de aynı öykü var ve o çeviriye daha çok güveniyorum. Ayrıca yazılmış ilk polisiye öykü olduğu iddia edildiği için onu okumak için sabırsızlanıyorum. Açıkçası bu kitabın çevirisini pek beğendiğim söylenemez zaten puanı da ordan kırdım.
1809’da Boston’da doğdu. Henüz bebekken yetim kaldığından onu yanlarına alan John ve Frances Allan çifti tarafından yetiştirildi. John Allan’la para konusunda sürekli anlaşmazlıklar yaşayan Poe, 1827’de orduya yazıldı. Aynı yıl ilk kitabı Tamerlane and Other Poems’u (Tamerlane ve Diğer Şiirler) isimsiz olarak yayımlandı. 1831’de ordudan atıldı. Bunu izleyen yıllarda düzyazıya yoğunlaştı ve yaşamını yalnızca yazarak kazanmaya çalıştı. Southern Literary Messenger, Burton’s Gentleman’s Magazine, Graham’s Magazine gibi dergilerde yardımcı editör olarak çalıştı, Broadway Journal’ın önce editörü, daha sonra sahibi oldu. Nantucket’lı Arthur Gordon Pym’in Öyküsü 1838’de ve Tales of the Grotesque and Arabesque (Grotesk ve Arabesk Öyküler) adlı iki ciltlik derleme ise ertesi yıl yayımlandı. Fakat Poe’nun adını asıl yaygınlaştıran, 1845’te yayımlanan “Kuzgun” şiiri oldu. 1835’te, o sırada on üç yaşında olan kuzeni Virginia Clemm’le gizlice evlendi. Virginia’nın 1847’de veremden ölmesinin ardından Poe kendini daha da fazla içkiye verdi. 1849’da, bilinmeyen bir sebepten öldü.