Her çağ, her uygarlık, her gelenek ve görenek kendine özgü bir üslubu içerir, kendisine yaraşır incelikleri ve sertlikleri, güzellikleri ve acımasızlıkları barındırır kendisinde, kimi acıları doğal karşılar, kimi kötülükleri sabırla sineye çeker. Ne zaman ki iki çağ, iki uygarlık ve iki din birbiriyle kesişirse, işte o zaman insan yaşamı gerçek bir acıya, gerçek bir cehenneme dönüşür.
Yaşamak mı? Buna yaşam mı denirdi. Hala ölmemiş olmak,nefes alıyor olmak yaşamak anlamına gelir miydi? Yine de insan ne yaşarsa yaşasın bu hayatta "yaşamaya" devam ediyordu. Yu Hua'nın Yaşamak adlı eserinde bunu daha da iyi anladım. Yaşam savaşı vermenin ne demek olduğunu somut bir örnekle bizlere ifade etmiş. Ana karakter olan Fugui ve ailesinin yaşamını derin bir hüzün içinde okuyacaksınız. Aile servetini yiyip tüketen gençliğini kötü bir yaşamla geçirip ailesini üzen Fugui yıllar sonra tarlada öküzü ile çalışırken onu dinlemek isteyen bir yabancıya yaşamını anlatır. Fugui kendisi ile birlikte yaşamını etkilediği altı kişinin de öyküsünü aktarır. Kitapta bütün olaylar basit ve güçlü bir anlatı ile ifade edilmiştir. Bu da yazarın vermek istediği mesajı okura kolayca iletmiştir. Yayınlandığı tarihlerde ülkesinde yasaklanmış ancak şu anda milyonları etkileyen ve birçok ödüle layık görülen bir eser olmuştur. Okuduğum kitaplar arasında beni derinden etkileyen kitaplar listesinin başlarına alabilirim.Bu yaşam savaşını okurken o anları yaşamış gibi olacaksınız vaktiniz olursa mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Yaşam içinde birçok şeyi barındırır: doğumu, ölümü, sevinci, üzüntüyü, umudu, vazgeçişi...
YaşamakYu Hua
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan hiçbir şeyin önünde düşmemeli ve alçalmamalı. Kendi dışında ve içindeki güçlere karşı verdiği sonsuz mücadele ve ortaya koyduğu kültür mirasıdır insan yaşamı.