Derler ki, yaşlı bir cadı yaşarmış doğuda, Demirkoru'da ve bu cadı güneş ve ayı kovalayan kurtlar getirmiş dünyaya.
Derler ki, Asgard'a gitmiş ve üç kez ateşe verilmiş cadı ve üç kez yeniden doğmuş kaçmadan önce.
Derler ki, yaralı dudakları ve sivri dilli olan bir adamı sevmiş, yüreğini ve daha fazlasını geri veren adamı.
Derler ki, cadı bir de kadını sevmiş, tanrıların kılıç savuran gelini herhangi bir erkek kadar cesur ve daha da hiddetliymiş.
Derler ki, cadı diyar diyar dolaşmış ve en çok ihtiyacı olanlara yardım etmiş, onları iksir ve büyülerle iyileştirmiş.
Derler ki, direnmiş Ragnarök'ün alevlerine karşı sonuna kadar, son bir kez yanana kadar, yüreği dışında her şey bir kez daha küle dönene kadar.
Ancak kimisi onun hâlâ yaşadığını söyler.
Okuduğum İskandinav mitolojisi kitapları arasında daha iyisinin geleceğini sanmıyorum. Daha ilk sayfalardan okuyucuyu kendine bağlıyor. İlk kez bir kitaba 10/10 veriyorum.
Çok bir söze gerek yok, bu kitabı sakın es geçmeyin.
Bu aralar İskandinav Edebiyatı’na merak saldım.
Knut Hamsun’un Açlık’ı, Erland Loe’nin Doppler’i, Dag Solstad’ın Mahcubiyet ve Haysiyeti ile devam eden okumamalarım sanki İskandinav Edebiyatı müptelalığına evrilecek gibi. Son dönem hızlandırılmış Japon edebiyatı okumalarıma bir nefes olması dileğiyle bu kez de İsveç Edebiyatı’ndan bir eser okumak istedim ve karşıma çıkan ilk usta Hjalmar Söderberg oldu.
Üzülerek belirtmek isterim ki Türkçemizde Nordik edebiyat çalışmaları oldukça sınırlı. @kuzeyisiğiyayınları iyi ki İskandinavya’nın Albert Camus’u olarak bilinen Hjalmar Söderberg’i dilimize kazandırmış.
‘Ben bu dünyada bir yolcuyum, insanlığın geleneklerine bakarım ve uygun bulduklarımı benimserim.’ Sf.102
İsveç edebiyatının en büyük ustalarından Hjalmar Söderberg’in (1869 – 1941) Dr.Glas isimli başyapıtını okudum.
1905 tarihli bu başyapıtta, Stockholm’lü saygıdeğer bir hekim olan Dr. Tyko Gabriel Glas’ın günlüğünün 12 Haziran ve 7 Ekim tarihleri arasında kalan yaklaşık dört aylık bölümüne tanık oluyoruz. Sevdiği kadının hayatını kurtarıp acılarını sonlandırmak için, kadının kocası ile ilgili bir plan yapar Dr. Glas. 19. Yüzyıl İsveç’inde kadın hakları,evlilik hayatı, intihar, cinayet, hekimlik mesleği, kilise, kürtaj, ötenazi gibi pek çok tartışmalı konuya da alışkın olmadığımız perspektifler sunar.
Beni tanıyanlar bilinç akışı tekniğine çok müptela olmadığımı bilir (bilincimi önüme akıtır bu teknik benim maazallah) ancak bu kitabı büyük bir keyifle iki günde okudum bitti. Sevdim. Keyifli bir okuma deneyimi sundu Dr. Glas.