İstikamet

2 üye
Takip
ALLAH ULÛLEMRİMİZİ İSTİKÂMETTEN AYIRMASIN...
Haydi, (yalan) küfre gitmese bile, şu tehlike mevcut: Artık kendinizle çelişmeye başlıyorsunuz. Sözgelimi: Erdoğan'ın son ABD ziyareti sırasında gördüğü ilgiden dolayı "itibârının büyüklüğüne" hükmedenler, daha önceleri İmam Şafiî rahimehullaha atfettikleri o cümleyi unutuyorlar. Bu defa düşmanın okunu aramıyorlar. Düşmanın öpücüğünü arıyorlar. O zamanlar Erdoğan'la uğraştığı için bize hakîkati işaret eden ABD, şimdi Erdoğan'a değer verdiği için hakîkati işaret eder hâle geliyor. Elbette bu tastamam pragmatizmdir. "Dün dündür, bugün bugündür"cülüktür. Bu hususta da Üstad Hazretlerinin şu sözü çok gözaçıcıdır: "Düşmanın düşmanı, düşman kaldıkça dosttur. Düşmanın dostu, dost kaldıkça düşmandır." Yanlış anlaşılmasın. Şu hayatta pragmatizmin hiç yeri olmadığını söylemiyoruz. Vardır. Ancak "kâfir gözünde değer aramanın" sakıncalı olduğuna dikkat çekiyoruz. Onlarla elbette belli düzeylerde "ortak düşmanlara karşı" ittifak ilişkileri sürdürülebilir. Lâkin onların dostluklarına asla güvenilmez. Nitekim, ABD de, "ne delikanlı bir dost olduğunu" yakında Katar'a gösterdi. NATO dışından en büyük müttefiki gibi gördüğü bir ülkeyi itine ısırttı. Hem de ne ısırtma! Hainliğin daniskası. Gözlerimiz bu yüzden hep açık tutulmalıdır. Hakkını yemeyeyim. Bence Erdoğan da bu durumun kendi içinde farkındadır. Trump'ın yüzüne gülmesinin, elini sıkmasının, iltifatlarının "koparacağı anlaşmalarla" ilgili olduğunu bilmektedir. Zaten Trump kendisine haraç vermeye gelmiş hiçbir İslâm ülkesine kötü davranmamıştır. Hepsini cilâlayıp ağırlamıştır. Alacağını aldıktan sonra da kendi işine dönmüştür. Trump'ın husumet gösterdiği "para vermeye gelenler" değil "para almaya gelenler"dir ki, Zelenski mesela, bunlardan birisidir. **O yüzden Trump'ın veya daha genel mânâda
İstikamet
İSTİKÂMET ve HÜRRİYET...
Sahâbe nazarında istikâmet, her en ehemmiyetli bir husustu. Hz Ebû Bekir istikamet üzere olanları, Sözde olduğu gibi davranışta da imânî duruş sergileyenler, Hz. Ömer, Tilkiler gibi konjonktürü esas alıp entrikayla sağa sola meyletmeyenler, Hz. Osman, Ameli Allah için yapanlar, Hz. Ali de, Farzları eda edenler olarak tarif etti. Farklı zaman ve mekânlarda yapılan tariflerin aynı bakış açısını yansıtması, Sahâbe nezdinde istikametin, Halis hürriyeti Hakk'a kullukta bulmak olarak anlaşıldığını göstermektedir...
Sayfa 220 - Kim Ters Yöne Girdi? Meâlciler mi, Ulemâ mı?, -Tefsîrde Gerekçesiz Mülahazalar-, Hüküm Kitap.
İstikamet
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
YÂ MUKALLİBE'L KULÛB...
İnkâra sürükleyen söz ve sebebleri bilmek, âkide ile alâkalı mevzulara vakıf olmaktan daha önemlidir. Çünkü icmâlî imân yeterlidir. Yâni İslâm'a girmek kolay fakat İslâm'da kalmak, tefekkürü murad-ı İlâhî çerçevesinde inşa etmek zordur. Nitekim Kur'ân'ı Kerim her Müslümana şu duayı yapmayı telkin etmiştir : Rabbimiz! Hidayetten sonra kalblerimizi kaydırma. Peygamberimiz de ümmetine talim makamında şu duayı çok yapmıştır: Ey kalblerin idaresi elinde olan! Kalbimi dinin üzerinde sabit kıl / Yâ Mukallibe'l Kulûb sebbit kalbî âlâ dînike.
Sayfa 218 - Kim Ters Yöne Girdi? Meâlciler mi, Ulemâ mı?, -İstikamet-, Hüküm Kitap.
İstikamet
İstikamet, doğruluk demek ve zorların zoru bir iş... Allah'ın Resûlü, bir Sûre için "beni ihtiyarlattı" buyuruyorlar. İstikamet emrinde "Hûd Sûresi". Düşünün ne kadar derin; istikamet her türlü tecelli önünde yine hakkı olan ölçüyü muhafaza etmek dâvasıdır. Ve edebin yanı başında...
Sayfa 147 - 4. Baskı, Ekim 1991, II. Bölüm, İslâm Tasavvufu, BÜYÜK DOĞU Yayınları
İstikamet
"İnsanlar 'nereye gittiğimizi bilmek istiyorsak, nerede olduğumuzu bilmemiz gerek' demeyi severler. Ama nerede olduğunuzu biliyorsanız, nereye gittiğimizi hiç bilmediğimizi kabul etmek daha gerçekçi. Olaylar akıl almaz sekillerde birleşip bütünleşir."
Sayfa 21 - Çeviren: Canan Feyyat, İstanbul: Scala Yayıncılık, 1. Basım, 2024.·Kitabı okudu
İstikamet
Rızası sadece Allah ve Resûlü olanlar, "kerâmet ve keşiflerde iş yok, marifet istikamettedir" buyurmuşlar, kerâmeti "tarikatin oyunu" diye bildirmişlerdir... Bizzat Allah Resûlü, "Hud sûresi beni ihtiyarlattı!" buyurmuştur ki, sözkonusu sûrede istikamet emredilmektedir...
İstikamet