Ebul Hasen Nedvî'nin ilk olarak Hacca geldiği 1947 yılında Pakistan devleti yeni kuruluyordu. Kuruluşu 1948'de ilân edilecekti. Bu hususta ileri gelen fikir ve devlet adamları ile âlimler iki ayrı görüşte idiler. Bir kısmı, ne olursa olsun Hindistan'dan ayrılıp müstakil bir Müslüman devleti kurmak isterken, diğer kısmı bu hususta temkinli ve endişeli bulunuyorlardı. Ayrılan Pakistan'ın birbirinden 1700 km uzakta iki ayrı parça olmasının yanında Hindistan'ın içinde 100-120 milyon Müslümanın varlığı da ayrı bir mesele olarak onları düşündürüyordu. 1938 yılında vefat etmiş olan mütefekkir şair İkbal, istiklâl fikrini ve ayrı devlet kurulması hareketinin lideriydi. Muhammed Ali Cinnah ve arkadaşları bunun tahakkuku için çalışıyorlardı. Mevlâna Ebul Kelâm Âzad ve diğer bazı Müslüman büyükler ise ayrılığın neticelerinden endişe etmekte idiler. Ebul Hasen Nedvî'de bazı tereddütleri olduğunu açıklamıştı. Şöyle diyordu:
- "Mahrem olarak söylemek zorundayım. Açıklasam gücenirler. Bir kere Pakistan'a bu istiklâli verecek olan İngiliz devletidir. İngiliz hayırlı bir iş yapmaz! Yaptığında muhakkak bir hıyanet, bir habaset,, bir şeytanet bulunur. Şarkî ve Garbî Pakistan deniyor. Aralarında 1700 km'lik Hindistan toprağı var. Bunlar birbirine gidip gelemez. Hindistan'dan vize alacak. Karadan gidemez, havadan uçamaz, denizi bir aylık mesafedir, aşamaz. Yarın Hindistan'la bir harp çıksa, birbirlerine yardım edemezler...Biz, Pakistan devleti kuruluyor diye seviniyoruz. Hindliler ise Hindistan bölünüyor, diyorlar...
Sayfa 215 - III. Kısım, Medine-i Münevvere -Nurlu Belde'de Elli Yıl-, Seyyid Ebul Hasen Nedvi "Pakistan Kurulurken" , Kaynak Yayınları