__Yüksek tepelerden, ağaçlıklı yollardan kıvrıla kıvrıla inersiniz aşağılara doğru. Sonra birden otomobilin açık penceresinden deniz kokusu gelir. Bu denizin yolcuları karşılamasıdır. Denizi olmayan
"Kokusu burun direklerini kırıyordu bu dünyanın. Her şey pis. Her şey yapışkan. Çıkar düzmeceleri. Kolay zevkler. Baştan başa yalan, düzen dolu bir dünya. Dostluk, arkadaşlık, sevgi diye, mezbelenin önüne yaldızlı bir tahta perde çekmişler; ya kokusu?"