Kurnazlığın bozuk paradan farkı yoktur, onunla çok şey satın alamazsın. Tıpkı bozuk para gibi onunla bir iki saat idare edebilirsin, kurnazlıkla bir şeyin üstünü örtebilir, şeklini değiştirebilir, birini aldatabilirsin, ama onunla uzak ufukları tarayamaz, büyük bir olayı başından sonuna denetim altında tutamazsın. Kurnazlık miyoptur, burnunun ucunu iyi görür, ama uzağı göremez; bu nedenle de kurnaz kişi başkaları için hazırladığı tuzağa çoğu kez kendi düşer.
"...kurnazlık yüzünden gireceğin yolda yanılırsan, geri dönmen zordur. Kurnazlık yüzünden düşülen yanılgılar, bizleri giderek sarıp sıkıştırır. Kurnazlık içimizde umursamazlıktan da, tedbirsizlikten de daha derin kök salar; böylesine sağlam, böylesine sınırlı, böylesine derin bağları nasıl söküp atacaksın? Tebdirlilik, hesaplı davranma, kurnazlık, mantığın görüntüsüne sahiptir: mantığın görüntüsüne, kendi yanılmaz savlarıyla tartışan, verilecek yanıt bulamayan, dinlemekten öte yapılacak bir şey olmayan, acı sesine."
Kurnaz insanlar böylesi basit şeylerden tuzağa düşerler. İnsan ne kadar kurnazsa, basit şeylerden tuzağa düşürüleceğinden o kadar az kuşku duyar. Çok, çok kurnaz bir insanı özellikle de en basit şeylerden tuzağa düşürmek gerekir.