Özlem, bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk bakışta insana kurnazlık ve akıllılık gibi görünen hakikatte aptallıktır. Çünkü dünyada bir insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması mümkün olamayacağına, hatta en kötü hayvanlarda bile birbirlerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre, sadece kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır."

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 11 - Yapı Kredi Yayınları)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 11 - Yapı Kredi Yayınları)
Betül, bir alıntı ekledi.
 11 saat önce

JOSEPHINE, ŞARKICI YA DA FARE İNSANLAR
En sevdiğimiz müzik huzurdur; zor bir yaşantımız var, hatta diğer zamanlar gündelik sorumluluklarımızdan silkinmek istediğimizde, müzik gibi hayatlarımızdan uzak olan şeylerle rahatlamaya çalışmayız. Fakat bundan çok da şikayetçi değiliz; asla şikayet edilecek kadar da ileri gitmeyiz; en büyük üstünlüğümüzün, elbette mümkün olan en yüksek derecede ihtiyacımız olan pratik kurnazlığımız olduğunu düşünüyoruz ve müziğin sağlayacağı bir mutluluk için özlem duyacak olsak bile, -ki bu asla olmaz- karşılaştığımız her durumda kurnazlık gülümsemesini bir teselli olarak kullanmayı alışkanlık haline getirmişiz.

Açlık Sanatçısı, Franz KafkaAçlık Sanatçısı, Franz Kafka
Ecem Öztürk, bir alıntı ekledi.
19 May 21:36 · Puan vermedi

İnsanlarda hayranlık duyduğumuz şeyler, kibarlık ve cömertlik, açık kalplilik, dürüstlük, anlayış ve duygudaşlık gibi nitelikler, aynı zamanda sistemimizdeki arızanın da ayrılmaz parçaları. Nefret ettiğimiz özellikler, kurnazlık, hırs, açgözlülük, gaddarlık, bencillik ve menfaatçilik ise başarının anahtarları. İnsanoğlu ilkinin kalitesine hayranlık duyarken, ikincisinin meyvelerine bayılıyor.

Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 141)Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 141)
hltsevim, Toprak Ana'yı inceledi.
17 May 22:30 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 6/10 puan

TOPRAK ANA
Orijinal Adı: Материнское поле
Yazarı : Cengiz AYTMATOV
Yayınevi : ÖTÜKEN Neşriyat
Çeviren : Refik ÖZDEK
Basım : 25. Basım, Eylül 2012 (1.Basım, 1995) / 138 Sayfa
Türü : Roman
Kategori : Ortaöğretim / Yetişkin

Kitabın Yorumu
Ülkemizde de tanınan ünlü yazar Cengiz “Toprak Ana” Romanı; Kırgız köylüsünün hayatını, kocası ve çocuklarını savaşta kaybeden bir kadının yaşadıkları üzerinden anlatmaktadır.
Romanın kahramanı TOLGANAY; yaşadıkları sevinçleri ve çektiği acıları tarlasıyla yani toprakla dertleşerek paylaşmaya, azaltmaya çalışan dirayetli bir köylü kadınıdır. Roman iki ananın, yani toprak ana ile TOLGANAY’ın diyaloğuyla başlar, devam eder ve sonlanır.
Romanın en önemli vurgusu; “sabır”. Yaşanan büyük acılara dayanmak, hayattan kopmamak ve umudu yitirmemek için ihtiyaç duyulan sabır. Bu nedenle; “kocasını, üç oğlunu ve gelinini kaybeden (hayatta kaybedecek fazla da bir şeyi kalmayan) dertli bir kadının güçlü duruşu”nu düşününce, küçük kayıplar karşısında sabrı tüketmenin ve umudu yitirmenin anlamsızlığı da okurun karşısına çıkıveriyor.
Romanın cümleleri kısa, dili anlaşılır. Anlatımın gücü ve okuru etkilemesi ise bizce orta seviyede. Bunun sebebi; olayların gereksiz detaylarının da verilmesiyle konunun dağılması ve yoğun duyguların okura güçlü olarak yansıtılamaması olabilir. Bir klasikten bahsettiğimizi kabul edersek; bu yorumu ya benim değerlendirmemin acımasızlığına verelim, olmadı kusuru romanı orijinal dilinden okuyamadığıma yükleyip konuyu kapatalım. Yine de; köy hayatının bakirliği, az şeyle yetinmeyi bilen dingin insanların ruh hali okura tesir ediyor. Bir de sayfalara serpiştirilen ve yazarın bilgeliğine işaret eden hayatla ilgili özdeyiş niteliğindeki cümleler de, kitabı çekici kılıyor.
Sonuç olarak; bir ailenin savaş nedeniyle yok olmasını, büyük olaylar karşısında insanların topyekûn kabullendikleri çaresizlik duygusunu hissetmek ve Rus coğrafyasının 70 yıl önceki köy hayatını okumak isteyenler için, uygun bir kitap olduğunu değerlendiriyorum.

Kitaptan Alıntılar
* “Yine de insan gerçeği öğrenmelidir Tolganay” (Sayfa 6)
* “İnsanın büyük bir mutluluğa ihtiyacı yoktur Tolganay. Bir çiftçi için mutluluk, kendi tarlasını sürüp ekmek ve ürün almaktır.” (Sayfa 11)
* “Hayatını zehir edecek kadar çalışmana ne gerek var?” (Sayfa 14)
* Gerçek mutluluk yavaş yavaş azar azar gelir ve… Mutluluk birbirini tamamlayan ufak şeylerin birleşiminden doğar.” (Sayfa 20)
* “Geleceğin ne getireceğini kimse bilemezdi ve şimdi olanları düşünüp üzülmenin de hiçbir faydası yoktu.”(Sayfa 46)
* “Bazen insanın kaderi dağdaki patika gibidir. Bazen çıkar, bazen iner, bazen de dibi görünmeyen bir uçurumun başına gelir durur. İnsan tek başına böyle bir yolda ilerleyemez…”(Sayfa 70)
* “İyi yıllar, kötü yıllar görmüştük ama Suvankulla birlikte geçirdiğimiz uzunca bir hayatımız da olmuştu. Çektiğimiz sıkıntıların karşılığı olan mutluluğu da yaşamıştık.” (Sayfa 73) İnsanların hepsi bir değildir. Ben kendim iyi insan olmak isterim, fakat kötü olanlara da hayretle bakmam. Hatta kızmam bile, ancak kötülükleri bana taalluk ederse kendimi müdafaa ederim. Şunu esas olarak kabul etmeliyiz ki, insanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünür. Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk bakışta insana bir kurnazlık ve akıllılık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır.
* "Utancı da, bütün güçlükleri ve acıları da üstleneceğim.” (Sayfa 118)

* Değerlendirmem *
6 /10
* Dış Değerlendirmeler *
- 1000 kitap’ ta değerlendirme notu; 8.8 /10 (1265 okur).
- Goodread’deki değerlendirme notu; 4.22 / 5 (1138 okur).
İyi okumalar.

Günlük yaptım 1K'yı hemide not defterim:))
Size anlatacağım
Tek kişilik koltuğa oturayım kitap okuyacağım derken gittim iki kişilik koltuğa oturdum.İlçenin delisi geldi geldi ta tepemde dikildi gözlerimi kaçırıyorum ki cesaret bulup oturmaya kalkmasın "ben bu kızın yanına oturcam çok seviyorum onu ben" dedi çıktı bir anlık şaşkınlıktan sonra açtım ağzımı düşündüm bişey bulamadım sussam oturacak"Kusura bakmayın ben yalnız oturacağım tesekkürler"dedim oy oy demez olaydım"Okumaklan adam olunmuyor bizi beğenmedi partili,aman bende sana ölüyordum"ağırı usulu yok ki lafında yıkıyor inletiyor arabayı sesiyle utancıma koltuğa gömüldükçe gömüldüm"Kem küm bu roman hık mık "bişeyde çıkmadı ağzımdan nutkun tutuldu resmen.
Muavin,Şoför müdahale etmeseydi yol bitesiye sürecekti nutuk bakkala indirdiler iki dakika onu sakinleştirdiler. Muavin,Yolcular "naptın sen diye gülüşüyorlar "
"Yahu valla bişey yapmadım yalnız oturmak istediğimi söyledim aklıma da bişey gelmedi sonradan geldi sen gel böyle rahat rahat otur ben tekliye geçeceğim hem posetlerini koyarsın diyeydim aklıma o anda gelmiyor işte doğru olanı yanlış yoldan yaptım kurnazlık gelmiyor ki işte kırdım ya "
"Yo yüz vermeyecen deli ne yapacağı belli olmaz tersle geç bu o tür delilerden bilmiyonmu"
Hele ki 13 yaşlarında bir yol arkadaşına rastladım da okuldan, gideceği liseden, eğitimden,öğretmenlerden,hayallerden,hedeflerden konuşurken stresim,utanmam geçti yoksa kitap okuyacak kafada kalmamıştı...

™ Parende, bir alıntı ekledi.
13 May 23:12

IV
Duyuyor musun? Şimdi dikkat et: Yukarıda cesetler daha soğumamış bile! Çünkü onları bulduklarında her iki cesedin de daha sıcak olduğunu saptamışlardı. Eğer bu cinayeti onlar işlemiş ve soygunu onlar yapmış olsalardı ya da yalnızca Nikolay’ın şu ya da bu biçimde bu işle bir ilgisi bulunsaydı, sorarım sana: Böylesi bir ruh hali, yani kapı önlerinde haykırmalar, kahkahalar, çocukça itişip kakışmalar… balta, kan, şeytani kurnazlık, ihtiyat, soğukkanlılık, soygun gibi şeylerle bağdaşabilir mi?

Suç ve Ceza, Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Sayfa 350 - Ekitap - Türkiye İş Bankası Yayınları)Suç ve Ceza, Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Sayfa 350 - Ekitap - Türkiye İş Bankası Yayınları)
™ Parende, bir alıntı ekledi.
13 May 23:06

IV
Duyuyor musun? Şimdi dikkat et: Yukarıda cesetler daha soğumamış bile! Çünkü onları bulduklarında her iki cesedin de daha sıcak olduğunu saptamışlardı. Eğer bu cinayeti onlar işlemiş ve soygunu onlar yapmış olsalardı ya da yalnızca Nikolay’ın şu ya da bu biçimde bu işle bir ilgisi bulunsaydı, sorarım sana: Böylesi bir ruh hali, yani kapı önlerinde haykırmalar, kahkahalar, çocukça itişip kakışmalar… balta, kan, şeytani kurnazlık, ihtiyat, soğukkanlılık, soygun gibi şeylerle bağdaşabilir mi?

Suç ve Ceza, Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Sayfa 350 - Ekitap - Türkiye İş Bankası Yayınları)Suç ve Ceza, Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Sayfa 350 - Ekitap - Türkiye İş Bankası Yayınları)

17.21/Satırarası
Küfür etmeyi samimiyet, nezaketi zayıflık, mütevaziliği aptallık, iyi niyeti enayilik, yüzsüzlüğü özgüven, kazık atmayı kurnazlık ve insanların hayatına karışmayı özgürlük sanmadığımız gün kazanacağız..

"Küfür etmeyi samimiyet, nezaketi zayıflık, mütevaziliği aptallık, iyi niyeti enayilik, yüzsüzlüğü öz güven, kazık atmayı kurnazlık ve insanların hayatına karışmayı özgürlük sanmadığımız gün kazanacağız."

| Rutkay Aziz