Jean-Paul Sartre, 1943'de çıkan bir eserinde, varlık araştırmasında uğradığı hayâl kırıklıklarını anlatır. Ona göre hayâl kırıklıkları, varlık içinde yaptığı tahlillerin daima boşluk götürmesinden ötürüdür.
Fenomenolojik varlıkbilim araştırması insanı dönüp dolaşıp kendisine götürmektedir; insanın dışında hiçbir şey bulamaz ve bilemez. İçi ve kendiliğindenliği anlaşılabilen tek şey, insan şuurudur. Varlık sadece odur, bu varlığın çevresiyle olan ilişkisi daima "boşluk"a çıkar."
Salih Mirzabeyoğlu, Sefine, sahife 265, 6.Levha -Şuur ve Tecrübe- Agnostisizm-Lâedriye, İBDA Yayınları
20.asır Fransız Filozofu Albert Camus'ya göre de:
- "Kâinat uyumsuzdur ve bilinemez. İşte ağaç, sertliğini duyuyoruz.
Bu kadarla yetinmek zorundayız. İlim, giderek bize elektronların bir çekirdek çevresinde toplandıkları görünmez bir gezegenler takımından söz edecektir. Bu faraziyedir. Böylece dönüp dolaşıp şiirin alanına geldiğimizi ve hiçbir şeyi bilemeyeceğimizi anlarız..."
Salih Mirzabeyoğlu, Sefine, sahife 265, 6.Levha -Şuur ve Tecrübe- Agnostisizm-Lâedriye, İBDA Yayınları
Amerika'lı "Pragmatizm-Faydacılık" felsefesinin kurucusu William James'e göre:
"İnsanın kâinattaki durumu, bir kedinin kitaplıktaki durumu gibidir. Görür, işitir ama hiçbir zaman anlayamaz!
Salih Mirzabeyoğlu, Sefine sahihe 264, 6.Levha -Şuur ve Tecrübe- Agnostisizm-Lâedriye, İBDA Yayınları
Lâedriye: Şüphecilik, bilinemezcilik. Agnostisizm... Nesnelerin kendilerinin hiçbir zaman bilinemeyeceğini ileri süren felsefe akımı. "Agnostisizm" tâbiri, ilk defa İngiliz filozof Aldous Huxley tarafından kullanılmıştır ve daha sonra geriye götürülerek bütün bilinemezci görüşleri kapsamıştır. Eski Yunanda duyumcu sofistlere göre, bilgi, duyuların neticesidir ve bunun dışında hiçbir bilgiye erişilemez. Her insanın duyusu kendine göre olduğundan, zorunlu olarak bilgisi de kendine mahsustur ve herkes için geçerli bir bilgi olamaz..."
Salih Mirzabeyoğlu, Sefine sahife 264. 6.Levha -Şuur ve Tecrübe- Agnostisizm-Lâedriye, İBDA Yayınları