Kelâm sanatçısı(!) üç tip bir araya gelmiş. Aziz olmayan BAYINDIR ev sahibi olarak sahte tevazu maskesi giymiş. Allah'ın, ELİAÇIK'lığına rağmen, anlayıştan, ferâsetten bir şey İhsan etmediği ablak fikirli her zamanki pişkinlik hâlinde. Edib'likten nasibi olmayan YÜKSEL de gemi azıya almış, arsızlıklarını güle oynaya sürdürmekte... Beklenen 4. şahış bir zamanlar toplum nazarında sevilen biri idi; bir zamanlar DEMİRCAN'ına ot tıkamıştı ki, Edib'siz adam onu yanlarına dâvet ederken "Ali Rıza gelsene böyle" diye hitab ediyor. [...] Tuhaf olan şu ki, bir müddet sonra Demircan'ına ot tıkanan Ali (bunu kabullendiği için böyle hitab edebiliriz) ne dese beğenirsiniz? "Bizim gibi cins kafaların..." Evet, aynen böyle dedi. Cins kafalar bir araya gelmiş Kur'ân İslâm'ını müdafaa(!) ediyorlar; kırılan potların haddi hesabı yok... Öyle zannediyoruz ki, Ali, "BİZ MIZIKACILAR" demek istemişti de, dil sürçmesi yaşayarak, "Bizim gibi cins kafalar" deyiverdi. Bunlara kırmızıyı tanıtmak lâzım diyeceğim ama, kırmızı deyince akıllarına ya cinsellik gelir veya matadorun elindeki bez parçası. Eliften nakledeceğimiz satırlara muhatap olduklarında da yapacakları tek şey, "küfüüürr!" mührünü basmak olur herhâlde. Hadîsler (hâşâ) çöpte ya!.. Kalblerinin necaset çukuru olduğuna bakmadan ahkâm kesen ablâklar...
Sayfa 27 - Kökler Derneği Yayınları