Memlekette enteresan derecede şiddetli bir İran'cı damar var. Medyasından siyasetine, sosyal medyasından sivil toplumuna… Sağından soluna her yerde aktifler.... Öyle böyle değil. Böyle zamanlarda gücünü hissediyoruz ama bence hala derinliğini tam olarak kavrayamıyoruz.Ve bu İrancı damar tıpkı İran rejiminin kendisi gibi “hatâ yaparken tuzak kuruyor”, “kaybederken zafer yazıyor”, “ölürken fedâkârlık ediyor”, “zayıflarken ‘çok tehlikeli hale’ geliyor” falan… Söylem aynı söylem… Medyada, sosyal medyada, İran’ın dışında konuşuyorsunuz sanıp mevzuya objektif bakarak giriyorsunuz ama bir ânda Türkiye’de değil de, İran’ın içinde konuşuyormuşsunuz gibi yankı odalarında buluyorsunuz kendinizi…Ve bu İrancı damar, kendinden olmayanları da ikiye ayırıyor: Gerçeği bilmesine rağmen sesini çıkarmayanı, onların gemisine binmeyi tercih edeni kayırıyor. Yanlışa yanlış diyeni denklem dışına atıyor. Suriye konusunda ağzımızı açtığımızda “Siyasal İslamcı”, “IŞİD’ci” bilmem ne diyenler, bugün istisnasız İsrailci, Amerikancı diyenlerle aynı.Türkiye'de İran'ın kontrol yörüngesinde tutulan çok ciddî ve bi hayli nüfûzlu bir insan bakiyesi var. Bu içtimâi yapı muhtemel bir bölgesel güvenlik krizinde ciddî ve çetin bir sınanma alanı olarak önümüzde duruyor. Yani MaazAllah bir savaşa girsek, içimizdeki bu topluluk ülkemizin değil İran'ın işaret ettiği safta yer alacaktır.
__Değişik hattâ birbiriyle taban tabana zıt olan ideolojik/politik âidiyet kutuplarından devşirilmiş, bağnaz, örgütlü ve sistematik hareket kabiliyetine sahip; hayrına kefil ve şerrinden emin olunacak bir şeffaflığa da sahip olmayan bir yapı ile karşı karşıyayız. Çok çabuk ta organize oluyorlar herhangi ciddî bir eleştiri karşısında... Zira Molla Rejimi'nin nâmus bekçiliğini ibadete dönüştüren bu yapının bir benzeri
İmamiyye - İsnâaşeriyye Şia'sına gelince, mütekaddimin ve müteahhirinden gulât¹ olanları, Kur'ân'ın tahrif edildiği, üzerinde oynama ile ekleme ve çıkarmalar yapıldığı konusunda hemfikirdirler. Onların arasında; muhaddis ve müelliflerinin büyüğü ve kendileri için en güvenilir olanı, el-Kâfî'si ile meşhur Kuleynî ve muhaddislerinin sonuncusu, Mirâtu'l-'Ukûl ve büyük ansiklopedisi Biharu'l-Envâr'ı ile meşhur Muhammed Bâkır Meclisî de vardır. Kuleynî, (Kur'ân'da) tahrifin olduğuna dair bir takım rivayetler zikretmiştir. Bunlardan birisi Cafer bin Muhammed es-Sadık'a dayandırdığı rivayettir:
"Bizde Fatıma - selâm onun üzerine olsun - Mushaf'ı vardır; onlar ne bilirler Fatıma Mushaf'ının ne olduğunu... O öyle bir mushaftır ki sizin şu Kur'ân'ınızı üçe katlar! Vallahi içinde Kur'ân'ınız gibi bir tane bile tahrif yoktur!"
Hicrî dördüncü asır İmamiyye Şia'sı alimlerinin hocası Şeyh Müfid de, İmamiyye kelamcılarının önde gelenlerinden büyük bir kesim ile fakih ve itibar ehlinden olanlarına, Kur'ân'da ekleme ve çıkarma olduğuna dair rivayetler isnat eder.³
Şia muhaddislerinin sonuncusu Muhammed Bâkır Meclisî şöyle diyor:
"Aktarılan birçok mütevatir haber, Kur'ân'da çıkarma ve üzerinde oynama yapıldığını apaçık bir şekilde belirtir. (Kur'ân'da tahrif olduğunun) kabul edilmemesi, öncelikle bu (mütevatir) haberlerin kabul edilmemesini gerektirir. Hatta bu konudaki haberler sadece İmamet haberlerinden de ibaret değil..."
Bilindiği gibi, kendilerinin nazarında İmamet, nass ve tayin ile sabittir ve inkâr eden icma ile kâfirdir. Şia'nın bazı mutedil imamları bu itikadları görmezden gelmek istedi ve mezheblerinden çıkarmaya çalıştı. Bunun üzerine birçok Şiî âlim buna karşı çıktı, bunların görüşlerini saçma buldu ve (mutedil Şiîlerin bu tavırlarını) takiyye'ye bağladılar.
Bunların en
- kasım 2014, şia’nın bazı sapkın itikatları ve humeyni’nin bunları benimsemesi - giriş / ikinci olarak: kur'ân-ı kerîm'in tahrif edildiği iddiaları, kökler derneği yay.·Kitabı okudu
Şia, Resulullah aleyhisselâm'ın veli ve dostlarına dil uzatmak ve kötülemekle yetinmedi. Bilakis, bu lanetliler, Nebi aleyhisselâm'ın ailesinin ve büyük dostlarının ırzlarına dil uzattılar. Özellikle de, intikam alırcasına ve onların övgüye layık gayretlerine hased ederek, Allah yolunda hicret eden ve Allah için hakkıyla cihad eden, kendilerinden razı olduğu, bu dini yayan Ashabına karşı dil uzattılar.