- "Çevre şartları içinde yapmam gereken şey, “NEFS MUHASEBEM”, dünyaya niçin geldimse bu işin hakikatini idrak ettikten sonra ona nisbetle çevreden bana intikal eden içtimaî ritlerin, bu süreç verilerinin, “müşterek şuur”un, kısaca aileden topluma, okuldan kitaba, nereden ne aldıysam ve alıyorsam, bu hazırlopları benleştirmektir..."
Marx şöyle der: “Kapitalist rejimlerde biriken yanlış ve edilen kâr, emeği ödenmemiş işçilerin zabt ve gasbolunmuş haklarından yığılmadır.” Necip Fazıl bu sözü alır, “sathıyla tamamen doğru ve
Bence İmparatorluk münevveri ile cumhuriyet insanı arasındaki en bâriz fark bu “harf meselesi"nde ortaya çıkar. Dar ufuklu, Avrupa hayranı ve küçük devlet psikolojisini paylaşan bir cumhuriyet münevveri olmaktan kurtularak din ve tarihin engin iklimine açılmak, büyük bir devletin vârisi olduğunu hissetmek, dünya mes’elelerine dar bir çerçeveden değil “nizâm'ul- âlem” endişesiyle bakmak gibi bir dirayete sahip olmak şansı için, İslâm harflerini bilmek, şarttır. O derecede ki, bunu İslâm münevveri sayılmanın "ilk şartı” saymak asla mübalâğa değildir. Yazımızı ve bunun neticesi olarak muhteşem ve güzel Türkçemizi kaybetmemiz, topraklarımızı kaybetmemizden daha vahimdir! Bunu kabul etmek, din ve tarih şuurun tabiî bir icâbıdır.