m

Münevver

1 üye
Takip
Dedi ki: (80) (Aydın insan, fikir hayatına karşı tükenmez ilgisini sürdürmek için yeterli irâdesi bulunan insandır...)
Sayfa 42 - I. Levha, -Düşünce ve Metod-, İBDA Yayınları.
Münevver
AYDIN BUDUR!..
- "Çevre şartları içinde yapmam gereken şey, “NEFS MUHASEBEM”, dünyaya niçin geldimse bu işin hakikatini idrak ettikten sonra ona nisbetle çevreden bana intikal eden içtimaî ritlerin, bu süreç verilerinin, “müşterek şuur”un, kısaca aileden topluma, okuldan kitaba, nereden ne aldıysam ve alıyorsam, bu hazırlopları benleştirmektir..."
Sayfa 418 - İBDA Yayınları
Münevver
Reklam
MÜNEVVER...
Marx şöyle der: “Kapitalist rejimlerde biriken yanlış ve edilen kâr, emeği ödenmemiş işçilerin zabt ve gasbolunmuş haklarından yığılmadır.” Necip Fazıl bu sözü alır, “sathıyla tamamen doğru ve aslıyla tamamen yanlış” der. Ve onu şöyle hak kutbuna bağlar: - “Başıboş rejimlerde biriken yanlış ve edilen hata, emeği istenmemiş münevverlerin yol açılmamış faaliyetlerinden doğmadır.” Bu, Üstad’ın pek fazla dikkat edilmemiş, meramı anlaşılmamış ifadelerinden biridir. “Emeği istenmemiş münevverlerin yol açılmamış faaliyetleri…” Genel kültür seviyemiz ve fikir kapasitemiz için fazla yüksek söz! Aslında bu iki benzer sözde, iki farklı dünya görüşünün, insanoğlunun temel sıkıntısı üstüne iki farklı teşhisi vardır. Marksizme göre, toplumların temel sıkıntıları, işçilerin tam ödenmemiş emek ücretlerinin birikmesiyle oluşur. Büyük Doğu-İbda’ya göre ise, toplumların temel sıkıntısını meydana getiren şey, “emeği istenmemiş aydınların yol açılmamış faaliyetleri”dir. Bu ne demektir ve nasıl olur? Bazı toplumlar, kendilerini köhne karanlıklardan kurtaracak münevverlerini doğuramaz, yetiştiremezler. Tıpkı biyolojik kısırlık gibi, o toplumların bünyesinde “Münevver” vücuda gelmez. O toplumlar yol gösterici bir fener ışığından mahrum kalırlar. Çünkü dünya, gözümüze ne kadar aydınlık görünürse görünsün, aslıyla zifiri karanlıktır; burada ancak münevverlerin ışığıyla yolunu bulabilirsin. İkinci şekilde, bazı toplumlarda münevverlerin doğması için gerekli şartlar vardır. Veya gerekli şartlar tam olmadığı halde, mucizevî bir şekilde o toplumlarda bir veya birkaç münevver vücuda gelir. Fakat toplumun kendisi karanlıklarda savrulmak alışkanlığında olduğundan, münevverden gelen kısık ışığa bile tahammül edemez. Onu hemen boğar ve susturur. Türkiye toplumu genellikle bu ikinci hale misaldir.
Münevver
İslâm Münevveri Sayılmanın İlk Şartı
Bence İmparatorluk münevveri ile cumhuriyet insanı arasın­daki en bâriz fark bu “harf meselesi"nde ortaya çıkar. Dar ufuklu, Avrupa hayranı ve küçük devlet psikolojisini paylaşan bir cumhuriyet münevveri olmaktan kurtularak din ve tarihin engin iklimine açılmak, büyük bir devletin vârisi olduğunu hissetmek, dünya mes’elelerine dar bir çerçeveden değil “nizâm'ul- âlem” endişesiyle bakmak gibi bir dirayete sahip olmak şansı için, İslâm harflerini bilmek, şarttır. O derecede ki, bunu İslâm münevveri sayılmanın "ilk şartı” saymak asla mübalâğa değildir. Yazımızı ve bunun neticesi olarak muhteşem ve güzel Türkçemizi kaybetmemiz, topraklarımızı kaybetmemizden daha vahimdir! Bunu kabul etmek, din ve tarih şuurun tabiî bir icâ­bıdır.
Sayfa 15 - Sebil Yayınları·Kitabı okudu
Münevver
“Her şey hiçbir şeydir, ve aydınlanmak acayip havalı bir şeydir”
Münevver