Adı:
Filmlerle Sosyoloji
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
230
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753427623
Orijinal adı:
Sociology Through The Projector
Çeviri:
Sona Ertekin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
"Filmler asla "sadece film" ya da bizleri eğlendirmeyi ve dolayısıyla dikkatimizi dağıtarak bizi toplumsal gerçekliğimizle ilgili asıl sorunlardan ve mücadelelerden uzaklaştırmayı amaçlayan hafif kurgular değildir. Filmler yalan söylerken bile toplumsal yapımızın can evindeki yalanı söylerler. Bu nedenle, elinizdeki kitabı yanlızca filmlerin toplumsal gerçeği nasıl yansıttığı ya da meşrulaştırdığıyla ilgilenenler değil, toplumlarımızın nasıl olup da kendilerini ancak filmler aracılığıyla yeniden ürettiği konusunda fikir sahibi olmak isteyenler de okumalı. Uzun lafın kısası, tam da bu sebepten dolayı Filmlerle Sosyoloji'yi hemen hemen herkes okumalı." -Slavoj Zizek.

Filmlerle Sosyoloji en azından üç farklı şekilde okunabilir: Birincisi, film analizi aracılığıyla toplumsal teori yapmaya yönelik bir çaba olarak; nitekim kitabın her bölümü gerçeklik ile kurmaca, sinema ile toplumsal teori arasındaki ilişkiyi ele alıyor. İkincisi, toplumsal teori dahilindeki belli başlı alanlarla ve kavramlarla; toplumsal cinsiyet, kimlik, öteki, kitle, terör, korku ve güvenlik, kapitalizm ve direniş, kamplar ve yoksulluk, etik ve tanıklık, vb. ile bir hesaplaşma olarak. Üçüncüsü de, filmlerin analiz araçları olarak kullanıldığı bir sosyal teşhis girişimi, sinemayı sosyolojik amaçlar için kullanarak sosyoloji yapmaya yönelik bir çaba olarak okunabilir.
Slavoj Zizek'in "Bu kitabı okumak ya da okumamak, Matrix'de ki kırmızı ve mavi hap arasındaki tercihin ta kendisi." sözü üzerine okumaya karar verdiğim kitap. Kapitalizmin ve diğer hakim öğelerin; filmleri toplumu şekillendirmek ve belirli bir düşünce yapısını empoze etmek için nasıl kullandığını, kitaptaki örneklemelerle öğreniyorsunuz. Daha önce izlemiş olduğunum filmlere Lacan'cı analizlerle tekrar baktığımda, gözümden kaçan birtakım psikolojik temelli mesajları, kitap sayesinde daha belirgin bir şekilde anladığımı söyleyebilirim. Filmler üzerine incelemelerin gayet başarılı olarak yapıldığı, kaliteli bir sosyolojik eser olduğunu düşünüyorum.
Stuart Hall’a (1982:64) göre, medya dünyadaki olaylar hakkında anlamlar üretir. Medya imajları basit bir şekilde dünyayı yansıtmaz, dünyayı yeniden üretmek yerine yeniden sunar. Bunu yaparken medya, olayları ve olguları seçer, yapılandırır ve biçimlendirir. Böylece medya hali hazırda var olan bir anlamı iletmek yerine kendisi bir anlam üretir ve ürettiği anlamı iletir. Olayların çeşitli anlamları olmasına rağmen medya, olayları belli bir tarzda anlamlandırır ve bunu sürekli yapar.
İşte bu kitapta Filmlerin kitleleri kontrol etmede nasıl kullanıldığını Sosyolojik çözümlemelerle anlamaya çalışıyorum.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.914 Oy)19.831 beğeni45.411 okunma3.482 alıntı191.923 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.903 Oy)9.174 beğeni30.096 okunma922 alıntı146.107 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.749 Oy)8.361 beğeni23.904 okunma947 alıntı95.238 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.704 Oy)9.655 beğeni27.103 okunma1.995 alıntı125.495 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.710 Oy)8.171 beğeni22.235 okunma4.395 alıntı136.369 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.896 Oy)6.005 beğeni20.551 okunma915 alıntı106.751 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.601 Oy)4.085 beğeni13.597 okunma1.530 alıntı56.140 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.092 Oy)13.903 beğeni36.019 okunma3.754 alıntı153.041 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.261 Oy)6.613 beğeni17.593 okunma2.935 alıntı90.020 gösterim
  • Nietzsche Ağladığında
    9.1/10 (2.175 Oy)2.359 beğeni6.461 okunma1.827 alıntı55.885 gösterim
Filmleri seviyorsanız mutlaka okumanız gerekiyor. Özellikle sosyoloji alanında okumalar çalışamalar yapan herkese farklı bir bakış sunacaktır.
Hamam, Sineklerin Tanrısı, Tanrı Kent, Dövüş Kulübü, Brazil, Hayat Güzeldir gibi önemli filmlere Sosyolojik bir bakış açısı getirerek, bu filmler hakkında daha önce söylenmemiş ve irdelenmemiş noktaları büyük bir titizlikle filmin arka planını toplumsal katmanda irdelemektedir. Bir film, sadece bir film değildir . Toplumun göremediği veya gördüğü bir çok şeye ışık tutar ve kitap bu yaklaşımla bir çok filmi sosyolojik nesne haline getirerek filmlerin ayrıntılı bir çalışmasını ortaya koymuştur.
“Kapitalizmde her şey metalaşmıştır; her şeyin, hatta insan yaşamının bile bir fiyatı vardır.”
Bülent Diken
Sayfa 192 - Metis yay
"Bir film asla 'yalnızca bir film' ya da bizi eğlendirmeyi ve dolayısıyla dikkatimizi dağıtarak bizi asıl sorunlardan ve toplumsal gerçekliğimiz içindeki mücadelelerimizden uzaklaştırmayı amaçlayan hafif bir kurgu değildir.
Filmler yalan söylerken bile toplumsal yapımızın canevindeki yalanı anlatırlar."

Slavoj Zizek
“Kapitalizm, metaları yücelterek ve birer arzu nesnesine dönüştürerek yaşamını sürdürür”
Bülent Diken
Sayfa 210 - Metis yay
"Bir bakıma sinema, bir tür toplumsal bilinçdışı işlevi görür: Toplumsal incelemenin nesnesini yorumlar, türetir, yerinden eder ve eğip büker. Sinema yalnızca toplum üzerine bir fikir sunmaz, resmettiği toplumun ayrılmaz bir parçasıdır."
“Disiplin toplumlarının yerini denetim toplumları almış durumda. Deleuze "denetim” için, ”kısa vadeli ve hızla yer değiştiriyor, ama aynı zamanda sürekli ve limitsiz; oysa disiplin uzun vadeli, sınırsız ve süreksizdi," diyor”
Bülent Diken
Sayfa 200 - Metis yay
“Gündelik gerçekliğe boğazımıza kadar battıkça, aslında aşikâr olan şeyleri göremez hale geliriz. Aşikâr olanın görünebilmesi için bir kurgu kisvesi altında "saklı" olması gerekir”
Bülent Diken
Sayfa 240 - Metis yay

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Filmlerle Sosyoloji
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
230
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753427623
Orijinal adı:
Sociology Through The Projector
Çeviri:
Sona Ertekin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
"Filmler asla "sadece film" ya da bizleri eğlendirmeyi ve dolayısıyla dikkatimizi dağıtarak bizi toplumsal gerçekliğimizle ilgili asıl sorunlardan ve mücadelelerden uzaklaştırmayı amaçlayan hafif kurgular değildir. Filmler yalan söylerken bile toplumsal yapımızın can evindeki yalanı söylerler. Bu nedenle, elinizdeki kitabı yanlızca filmlerin toplumsal gerçeği nasıl yansıttığı ya da meşrulaştırdığıyla ilgilenenler değil, toplumlarımızın nasıl olup da kendilerini ancak filmler aracılığıyla yeniden ürettiği konusunda fikir sahibi olmak isteyenler de okumalı. Uzun lafın kısası, tam da bu sebepten dolayı Filmlerle Sosyoloji'yi hemen hemen herkes okumalı." -Slavoj Zizek.

Filmlerle Sosyoloji en azından üç farklı şekilde okunabilir: Birincisi, film analizi aracılığıyla toplumsal teori yapmaya yönelik bir çaba olarak; nitekim kitabın her bölümü gerçeklik ile kurmaca, sinema ile toplumsal teori arasındaki ilişkiyi ele alıyor. İkincisi, toplumsal teori dahilindeki belli başlı alanlarla ve kavramlarla; toplumsal cinsiyet, kimlik, öteki, kitle, terör, korku ve güvenlik, kapitalizm ve direniş, kamplar ve yoksulluk, etik ve tanıklık, vb. ile bir hesaplaşma olarak. Üçüncüsü de, filmlerin analiz araçları olarak kullanıldığı bir sosyal teşhis girişimi, sinemayı sosyolojik amaçlar için kullanarak sosyoloji yapmaya yönelik bir çaba olarak okunabilir.

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Fırat Gündüz
  • Zeynep Gokmen
  • Nilay Sönmez
  • Ayşe Doruk
  • Marilyn Monroe
  • Hakan
  • Serkan Mutlu
  • Mehtap akyol
  • sudenaz hancı
  • SihirliFlut

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (3)
9
%11.1 (1)
8
%33.3 (3)
7
%22.2 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0