Sevgi ve Cinsellik Üzerine isimli eseri, bir "meçhûl" olan insanı, kendine has "nevrotik" ve psikanaliz usûlüyle malûmlaştırmaya çalışma denemeleri diyebileceğimiz, insan olarak haddini bilmeden, hürmet edilmesi gereken meçhûlü-insanı, içgüdüleriyle hayvan derekesine indirerek, ödipüs kompleksi, libido, id, nevroz, süper ego vb gibi kavramlarla cinsiyet üzerinden tarif etmeye-çözmeye çalışmış... Kendisi bir ateist olarak, insanın mânevî değerlerini hiçe saymış, mahremsizliğini insanlığa teşmil etmiş, bir psikanalist... Kendince belki "tam" olarak ifade ettiği kaziyeleri cılız, yetersiz delillerle ispata çalışmış, faraziyeler, nazariyeler ve ihtimâller âleminde dolaşarak, kaotik ve abes-saçma; tesbit, teşhis ve tetkikleri neticesinde hükümlere varmış... Saçmalamalarını eserinden bir misâlle gösteriyorum
buyurun: "Yenilme korkusunu şu ana kadar sadece erkeklerde tesbit ettim. Bu korku babaya nisbet edilse de, herhalde anneye yönelik oral saldırganlığın dönüşümsel bir ürünüdür. Kişi, kendini beslemiş olan annesini yemek ister. Baba söz konusu olduğunda, bu tür bir isteğin gerekçesi yoktur..." Nevrotik temelleri olan bu tür teşhişlerden eserde bol bol var... Merak etmeyeceğinizi varsayıyorum, binaenaleyh okumanızı da tavsiye etmiyorum...
O zorlu bilmeceleri çözen Oidipus'un haline bakın! Çok kudretli bir insandı. Onun mutluluğu bu kentte hangi insanı imrendirmemişti? Şimdi ne kadar korkunç bir felaket kasırgasıyla sürüklendiğini görün! Onun için, son gününü görmeden kimseye mutluluğa ermiş demeyin!
… Nişanlıma ad günü hədiyyəsi olaraq almaq istədiyim “Karamazov qardaşları”nın yeni bir nəşrinin başında önsöz olaraq Froydun Dostoyevski və ata qətli barədə Ödep və Hamletə də toxunan bir yazısının olduğunu görəndə sarsılaraq dərhal oradaca oxumuş, fikrimdən dönüb əvəzində məsum və saf bir qəhrəmanı olan “İdiot”u almışdım…