YEVMİYE: “Ben hiç resim yapamam, ressamlar ahmak olur.”
Ahmak: Aklı tutuculuğundan azade “abdal”, semâî şekilde kalan veya “şekilde şekli aşan” biçimde, hadd-i zâtın mübhemliğinden olan. Biri müşahhası aşamayan, öbürü mücerredleri. Ressam: Velîliğe kadar açık bir mâna, “nefsinin kafa kâğıdını resimleyen” mütefekkir mizacı…
En başta ŞEKİL, yukarıdan beri görüldüğü üzere; biz insanın O’ndan olduğu toplu mâna olarak Allah Sevgilisi ve türüneş olarak Âdem Aleyhisselâm’ın yaradılışı… Allah’ın “meçhulün meçhulü” Zât Âlemi, FEYZ-İ AKDES’ten gelir.
AKDES – en kudsî, en mukaddes: 3165, Er-Rahmân Sûresi’nin 19. ve 20. âyetleri ebced toplamı.
"Çarşıda satılan renkler parmakla sayılıdır, onlar ancak amatörlerin işine yarar, meslek adamı yalnız bu renklerle yetinmez, onları birbirine katarak yüzlerce, binlerce renk bulması gerekir. Ressamın iyisi çarşıdan aldığı renklerle değil, kendi eliyle kardığı, kendi gözüyle ayarladığı renklerle düşünür. Ressamın iyisi durup dururken bu renkleri karıştıran, yepyeni düzenler, ayarlar bulan adamdır. "
Sayfa 281 - İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2008.·Kitabı okudu
“Ben, bütün yüzlerdeki acıyı ve dehşeti olduğu gibi veririm. Benim resim anlayışım oydu. Bir Ankara sergimde, iç hastalıkları profesörü bir hanım dostum var, benden hep resim alır. Sergimize geldi. Ve her sergiden muhakkak ufak ya da büyük bir portre alır. O gün sergiye geldiğinde almadı. Cumhuriyet Gazetesi’nde yazıyorum o zamanlar. Bana ‘Sen, bugün kendi gazeteni okudun mu?’ diye sordu. ‘Okudum’ dedim. O günkü Cumhuriyetin manşeti, ‘Bugün 19 Ölü’. Gençler vuruşmuş, 19 genç hayatını kaybetmiş. ‘Yaaa. Ben, bu gençlere onların acılarına yanarken, düşünebiliyor musun 19 genç can gitmiş, bir de para vereceğim, bu acı suratları alacağım, bu acıları duvarıma asacağım. Ne hakkın var buna’ dedi. Onun bu söyledikleri beni çok düşündürdü. Ve ben kadınlarımı güzelleştirdim. Ama o yüzdeki hüznü getirdim, gözlerine koydum. Hala o minval üzerinden devam ediyorum.”
Abidin Dino'nun çok şaşırtıcı olmasının ikinci nedeni,hiç öğrenim görmediği ,orta okul diploması bile alamadığı halde, tanıdığım en bilgili insanlardan biri olmasıydı. Üç dört yabancı dil konuşurdu .Tarih bilirdi, hatta ekonomi bilirdi.
Dino,herkesi büyüleyen, çok şaşırtıcı bir insandı. Şaşırtıcı olmasının birinci nedeni, genellikle benimsenen ölçülere göre çirkin sayılması gerekirken, güzel sayılmasıydı.