Tüm sanal platformlarda yaşayan gençliğe, ve olgunlaşmanın ötesinde çürümeye yüz tutmuş ihtiyarlara sesleniyorum:
Ey kulağından kopyalayıp, diline yapıştıran;
Echel, ergen, aydınlığa engel, kıymetli ömrünü boş yaparak tüketen, her rüzgârda savrulan cılız yaprak gibi bir irade ve akıl sapmasıyla donatılmış gafilûn,
Varsın medya sizin çöplüğünüz olsun, istediğiniz hararetle, hakaretle hareket ediniz.
Çelinmiş aklınızla, sürü psikolojinizle linçlediğiniz, kin beslediğiniz, alay ve dalga konusu ettiğiniz dini ve milli değerler var ya,
Rabbimden dilerim ki:
İslam'ın gâlibiyetini, doğruluğunun delilini, hakkı dahi hakikati görmeden ve bunun pişmanlığını yaşamadan ölmeyiniz..
خ ف ز ي
“Bazı esprili, şefkatli, doğal bir seçkinliğe sahip ama alenen hiçbir ahlaksızlıkta bulunmasalar ve tek bir ahlaksızlıklarından söz edilemese bile her türlü ahlaksızlığa yatkın insanlarla hayat tuhaf şekilde kolay ve hoştur. Esnek, esrarengiz bir yanları vardır. Ayrıca sapıklıkları, gece bahçelerde gezinmek gibi, en masum eylemlerine bile bir çeşni katar.”
Sapkının arzusu yoktur, ihtiyaçları vardır, dolaysız tatmin arar. Öteki yoktur, onun bütün teşebbüsleri nafile kalabilir.
Sapkının hiçbir şeyi yoktur. Ne ıstırap, ne de ıstırabın anısı veya maddesi. Bu nedenle, kendisinde eksik olanı -esasen de yaşamı, yaşamsal özü- çekip alabilmek için bir avın kanını emme yönünde önlenemez bir atılımla hareket eder.
Bir mitte bataklığa atılmış Hun bir oğlan vardır: Bir dişi kurt tarafından kurtarılıp büyütülür ve ileride onunla birlikte olur, böylece koca bir kavmin, Türklerin ata sı olur