Ah bu sınır, bu sınır!.. Kur'ân'da teker teker her âyet, her kelime ve her harfin birinin içindeki nisbetiyle, aynı âyet, harf ve kelimelerin bütün lisân, bütün kelime ve harf terkiblerine nisbetindeki sırrı kucaklamaya giden ulvî bir nüfûz ve muhteşem dikkat, mübarek saçlarının her telinden, muazzez ayaklarının her adımına kadar sana âit her şeyi ayrı ayrı saydıktan, derledikten, düzenledikten
sonra, ben hangi sınırı aşmaktan ve hangi yeniliği getirmekten bahsediyorum?
Fakat var, bir sınır var!.. her şeye rağmen, herkesçe aşılmak istenmesinden daha aziz bir gâye belirtmez olan bir sınır var!