ş

Şuursuzluk

3 üye
Takip
— «Aşksızlık!..» - «Evet... Yazan yazarlar nerede, yazmayan yazarlar nerede; tıpkı sesi olan şarkıcılarla, sesi olmayan şarkıcılar arasındaki fark... Üslûp ve tarz için de aynı şey: Fikirde şahsiyeti olmayanın, üslûp ve tarzında da şahsiyet olmaz; ve bu tip adamlar her devirde, fethedilen arazide fatihçilik oynayan ve çekmediği çilenin parsasını toplamaya sıvanan beleşçiler sınıfını teşkil ederler... Sayıları sınırsız!.. Oysa, üslûp ve tarz, gözlerin rengi veya sesin tonu kadar şahsidir; yazmak zanaatı öğretilebilse bile, üslûp sahibi olmak öğretilemez... İnsan saçlarını boyadığı gibi üslûbunu da boyayabilir; şu şartla ki, bu işe her sabah yeniden başlamak lazımdır ve aslâ dalgınlığa gelmez. Üslûp sahibi olmak o kadar az öğretilebilir bir şeydir ki, hayat bu öğretileni ekseriya unutturur. Hayatî kuvvet azaldığı nisbette iyi yazmak elden gider; onun, zekânın bütün anatomisi yapılmadan çözümlenmesine imkân yoktur... Bunlar, anlayanına işaretler... Biraz önce, «aşksızlık» dedin... Dava aşkı, dava ahlâkı, bunun sancısı... Çileyi zevk edinmek lâzım; hazcılık —ki beleşçilik de bunun bir şubesidir— insanda ve toplumda kokuşmuşluk ve ihtiyarlığın göstericisidir... Tam bugünkü yüzsüzlük ve pişkinlik!.. Her şeye zıddı musallat ya, bu sözün de sahtekârlığa açık yönü var; bir nevi görünme hasreti içinde, «eser vermek için acaba neyin sancısını çeksem?» gibi bir komiklikle, aşk, ahlâk, sancı taklidi...»
haziran 1989, 2. levha / 82 mevsimi, büyük doğu’ya hazırlık, ibda yay.·Kitabı okudu
Şuursuzluk
Dedi ki: (93) (Şuursuz ilim, ruhu tahrib etmekten başka bir işe yaramaz!..)
Sayfa 44 - I. Levha, -Düşünce ve Metod-, İBDA Yayınları.
Şuursuzluk
Bu sözler daha fazla şuursuz, birtakım asilere benzemiyorlar mı?
Şuursuzluk
"İnsanoğlunun en büyük gafleti, nereden gelip nereye gittiğini bilmemesidir. Din bu soruya cevap verir ama en dindar insan bile bu cevabın şaibesini aklının derinlerinde bir yerde saklar. Kimse öldükten sonra ruhunun nereye gittiğini kesin olarak bilemez. Daha da kötüsü, doğmadan önce nerede olduğunu da bilemez. Düşün, dışarıda nereden gelip nereye gittiğini bilmeyen milyarlarca insan yaşıyor. Hayat denilen şey, bu iki bilinmezin ortasındaki telaştır aslında. Telaş insanı bencil kılar, suç işletir, tehlikeye boğar... İnsan böyle düşünürse, dışarıdaki vahşetin nedenini buldum diyebilir. Çünkü hiç kimse başına gelenleri ve gelecekleri bilemiyor. Bu şuursuzluk herkesi delirtiyor. "
Sayfa 208 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Şuursuzluk