Parkinson hastalığından ölen, bir takım tercümelere imza atmış Fikret Adil... Onun, beni o devre güldüren bir tesbiti gözüme çarptı... "Bohem" neymiş onu öğretiyor:
"Memleketimizde bohem hayatı yaşayan sanatkâr pek azdır. Kahve peykelerinde uyuklayan, koltuk meyhanelerinde endahta giden, sinema kapılarında kavga çıkaran sahte muharrirler, kendi, zanlarına göre mi bohemdirler?.. Bu sadece bayağılıktır. Üzerlerinde çalışmadıkları gayri münteşir eserlerinden bahseden bu güruh, dejenere ve çanak yalayıcıdan başka bir şey değildir. Hakiki bohem, her şeyden evvel çalışır ve sanat eseri meydana getirir. Eğer bu eserde devrinin ilerisine geçerse, anlaşılmazsa, bu onun kabahati değildir. Ve bohem kazanır, kazancını bir günde bitirir. Onun, zaman telakkisi yoktur. İlcaîdir!"
Sayfa 187 - 188 Vâridât: Dedikodu, ″DÜNYAYI SARSAN HADİSE″ başlıklı 6 Eylül bölümü, İBDA Yayınları