Eğer terapistler her bir hastalarıyla kişisel birer ilişki kursalardı, sadece terapistlik özelliklerini kaybetmekle kalmaz, duygusal anlamda da tükenmiş olurlardı.
Hayatı Yeniden Keşfedin
Kitapta kendini ifade ederken kısıtlı olduğunun 3 tane işaretinden bahsediyor.
1.si :Diğer insanlara karşı aşırı uyumluluk
Çoğu zaman diğer insanları mutlu etmek için aşırı çaba içindeysen ve bu uğurda kendini ikinci belki bir hiçliğe atıyorsan bir düşün derim
2.si:Aşırı derecede kısıtlanmış ve kontrolcü bir yaşam
BÜTÜN hayatın iş çevresinde mi dönüyor her şeyi mükemmel derecede düzgün ve doğru yapmaya mı çalışıyorsun yine düşün
3.sü :Aşırı derece ifade edilmeyen öfke
Kronik öfkeli olup patlama anlarında kendini kontrol edemediğin oluyor mu?
Psikanalitik psikoterapinin varsayımlarından bir tanesi çocukluk acılarımızı tekrarlayıp durduğumuzdur. Freud buna "tekrarlama zorlantısı" adını vermiştir. Alkolik bir kişinin çocuğu bir alkolikle evlenir. Taciz edilen çocuk ya bunu tekrar eden biri ile evlenir ya da kendisi istismar eden bir yetişkin olur.
Önemli olan, hissedilenlerin gerçek olduğunu anlamaktır. Duygular yalnızca zihinde oluşmaz, bedende de hissedilir ve onların gerçek olduğunu gösteren de budur. Fiziksel duyumlar algılarsınız ama bunların kökeni fiziksel değildir.
Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mubah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü, âhirete mal edebilir. Fâni ömrünü, bir cihette ibka eder.