Savaşın acı yönü sadece ölenlerle sınırlı değildir. Geride kalanlar da çirkin yüzüyle ayrı bir savaş vermek mecburiyetinde kalırlar.
Truva Savaşı'nda cephede Achilleus, Hector ve Paris gibi erkek karakterler ön plana çıkar ancak arkada kalan kısımlarda kadınların çektiği ezalar çok daha üzücüdür. Eşlerini, evlatlarını, kardeşlerini kaybeden kadınları şimdi tek kucaklayan yaşayacakları esarettir. Seneca'nın Troialı Kadınlar anlatısı artık savaşı geride bırakmış, esareti ise yeni başlayan Kassandra, Andromache, Helena, Heceba ve yüzlerce kadının çığlıklarını barındırmaktadır. Savaş bitmiş olsa da kan akmaya hâlâ devam etmektedir. Peki bu kadınlar akacak yeni kanlardan oğullarını ve kızlarını nasıl koruyacaklardır?
Troialı kadınların çığlıklarını kulağınızda, acısını ise yüreklerinizde hissedeceğiniz bu tragedyayı okumanızı tavsiye ederim.
Bir pazar sabahı canım trajedi okumak istemiştir.
Othello, Desdemona, Cassio herkese ayrı ayrı yazık oldu.
Doğruları söylese de Emilia, geç anladı Iago'nun yalanlarını.
10/10
Eski kuzey masallarına bağlanan on üçüncü yüzyılda eski bir metinde adı Amiothi
olan eşsiz trajedi eseri "Hamlet". Shakespeare kaleminden romeo ve juliet'ten sonraki okuduğum ikinci eseri. Açıkçası içerdiği çatışmalar, trajik yapısı dolayısıyla daha çok beğendim bu eseri okunulup okutulması gereken bir kitap. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Bugüne kadar shakespeare’in okuyup da beğenmediğim bir kitabı yok ama maalesef sahnede izlerken gerçek oyuna sadık kalınmadığını görünce üzülmüyor değilim. Kitaplarını okumanın beyne ve ruha iyi geldiğini düşünüyorum. anlatımlarında kullandığı ezber dışı kelimeler, öncesiz olaylara istinaden dokundurmalar, duruma istinaden de göndermeler ve olay kurgusuyla tekrarlanan terimler nedeniyle beyinleri zorladığından dolayıdır ki hem düşündürür hem de kendine hayran bıraktırır. Romeo ve Juliet’i ise birkaç kelimeye indirgeyebilmek pek mümkün değil zira dünyanın en iyi drama oyunlarından biri olarak anılır. Böyle bir kitabı betimlerken kullanılacak kelimeler de yetersiz kalacaktır. Dili kullanış biçimi, cümleleri ve şiirleri insanı kolaylıkla hakimiyeti altına alıyor ve etkiliyor. İnsan fıtratına dair duyguları işleyişi ve bu işleyişi bir mücevheri işler gibi kendine özgü ve özenle yapması bu eseri unutulmaz kılıyor. Zaten yazarı da; goethe, schiller ve victor hugo gibi kendisinden sonra gelen yazarlar usta kabul etmişlerdir. Ayrıca bu kitap dışında sonlerini okumanızı da kesinlikle tavsiye ediyorum.
İyi okumalar (:
Aiskhylos ve Sophokles'ten sonra Euripides'ten okuduğum ilk tragedya oldu. Mitoloji ve özellikle de tragedya okumaktan büyük keyif alıyorum.
Yunan mitolojisini anlamak için tek başına İlyada ve Odysseia okumak maalesef yeterli olmuyor. Destanlarda ismi geçen kahramanların ve tanrıların efsanelerini ya da önemli olayların detaylarını öğrenmek için mutlaka tragedyalarla desteklememiz gerekiyor. Bir yandan öğretici, bir yandan sorgulatıcı nitelikler taşıyan tragedyaları okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Kitapla kalın...
Videolu Ahmet İnam’la birlikte okumaya çalıştığım uzun soluklu bir maceraydı. İçeriği çok zengin Antik Yunan’daki Tragedya’dan Nietzsche’nin ne anladığı üzerine bir çalışma. Nietzsche bu kitabı yazdığında 27 yaşındaydı ve üzerinde Wagner, Tragedyanın DoğuşuFriedrich Nietzsche Schopenhauer etkisi açıkça görülüyor. Antik Yunan’daki Apollon ve Dionysos karşıtlığını ve birliğini hayatın içinden örneklerle açıklamaya çalışmış ve tabii kitabın son bölümlerde Tragedya’nın bitiminde büyük etkisi olduğunu düşündüğü Sokrates ve onun Tragedya destekçisi olan Euripides’ büyük armağanlarını( eleştirilerini) sunarak bitiriyor.