“Belki de sizi ikna edecek uygun savlar bulamadığım için mahkûm edildiğimi düşünüyorsunuz. Mahkumiyetten kaçınmak için her şeyi yapıp her şeyi söylemenin gerektiğine inansam haklı olabilirdiniz. Tabii ki öyle değil. Savlarımın eksikliğinden değil, küstahlık ve utanmazlığımın eksikliğinden, bir de benden büyük bir memnuniyetle duymayı beklediğiniz sözleri söylemediğim için mahkûm oldum. Ağlayıp dövünmedim ve başkalarından duymaya alışkın olduğunuz, ama bana yakışmayan şeyler yapıp söylemedim. Buna rağmen, tehlike altında olduğumda özgür insanlara yakışmayan şeyler yapmam gerektiğine inanmadım ve şimdi de kendimi böyle savunduğum için pişman değilim. Kendimi şimdi savunduğum şekilde savunduktan sonra ölmeyi, yalvarıp yakararak ölümden kurtulmaya yeğ tutarım. Mahkemelerde ve savaşta, ne ben ne de başkaları, ölümden sakınmak için her şeyi yapmayı göze almalıdır. Gerçekten de, özellikle savaşlarda, birinin silahlarını bırakıp canına kastedenlerin ayaklarına kapanması durumunda kolaylıkla ölümden kurtulacağı açıktır. Her tehlike türü için ölümden sakınmanın birçok farklı yolu vardır, yeter ki tehlikede olan kişi her şeyi söyleyecek ve her şeyi yapacak kadar utanmaz olsun. Ancak beyler dikkat edin: Ölümden sakınmak o kadar zor değildir, zor olan kötülükten sakınmaktır, çünkü kötülük ölümden daha hızlı koşar. Yaşlı ve ağır olan ben, ağır hareket eden ölüme yenildim, hızlı ve kötü olan suçlayıcılarım ise daha hızlı olan kötülüğe yenildiler. Şimdi ben, sizler tarafından ölüme mahkûm edilerek buradan ayrılırken, onlar doğruluk tarafından fesatlık ve haksızlığa mahkûm edilerek ayrılıyorlar. Ben kendi cezama, onlar da kendi cezalarına katlanacaklar. Belki de öyle olması gerekiyordu, bu yüzden iyi ki öyle olmuş diyorum.”
Sayfa 59 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Yeniye, yabancıya, beklenmediğe, hoşa gitmeyebilecek herhangi bir duygu uyandıran her şeye verilen ilk tepki yargılamadır. Durmadan yargılarız. Hem kendimizi hem başkalarını hayal edemeyeceğimiz kadar çok yargılarız.