Ulusların yasalarında da doğa yasaları gibi hiçbir insan gücünün yok edemeyeceği bir esneklik olsaydı insan bağımlılığı da tekrar eşya bağımlılığına dönüşür, cumhuriyet içinde doğal durumun bütün yararları uygarlık ortamının yararlarıyla birleşir, insanı kötülüklerden uzak tutan özgürlüğe onu erdeme yükselten ahlak eklenirdi.
Burada “yasa”nın ellerinde tutulduğu, insan ile hayvan arasındaki sınırın yasalarla çizildiği bir görünüm belirir; içgüdülerin bastırılması Yasa’nın gereğidir.