Büyük adamların başka bir vasfı da münzevi oluşlarıdır. Onlar kalabalığın içinde yalnız yaşarlar. Şehirlerin insan yığını, onlar için hoşca seyredilen bir manzaradır. İç hayatlarında yalnızdırlar. İlham perisi yalnız yaşayan ruhların ziyaretçisidir; onların dostudur. "Yalnız gezinenin hülyaları"nda, cemiyete karşı gayzlerini taşıran yalnızlığında ruhunun huzurunu hisseden Rousseau gibi Lamartin de "Çölde, Büyük Yalnız'ın imanı içinde yalnız başına ölmenin" hasretiyle yanıyordu. Victor Hugo, cemiyetten kaçıp tabiata sığındığı yerde, "Orman ağaçları, insanlardan kaçıp Allah'ı aradığımı gördünüz!" diye haykırırken aynı hasretin çilesini çekmektedir.
"Tek başıma yürümeyi, kahve içmeyi, alışveriş yapmayı çok seviyorum. Evde yalnız kalmayı, çiçeklerle ilgilenmeyi, kendimle vakit geçirmeyi, kitap okumayı, film izlemeyi, gökyüzüne bakıp hayal kurmayı çok seviyorum. Birine dost demem için yalnızlığımdan daha iyi anlaşmam lazım."🌸