Büyük adamların başka bir vasfı da münzevi oluşlarıdır. Onlar kalabalığın içinde yalnız yaşarlar. Şehirlerin insan yığını, onlar için hoşca seyredilen bir manzaradır. İç hayatlarında yalnızdırlar. İlham perisi yalnız yaşayan ruhların ziyaretçisidir; onların dostudur. "Yalnız gezinenin hülyaları"nda, cemiyete karşı gayzlerini taşıran yalnızlığında ruhunun huzurunu hisseden Rousseau gibi Lamartin de "Çölde, Büyük Yalnız'ın imanı içinde yalnız başına ölmenin" hasretiyle yanıyordu. Victor Hugo, cemiyetten kaçıp tabiata sığındığı yerde, "Orman ağaçları, insanlardan kaçıp Allah'ı aradığımı gördünüz!" diye haykırırken aynı hasretin çilesini çekmektedir.
Bana bu münzevi yaşamda, dünyanın bütün zevkleri ve insanlar arasında özgürce yaşarkenkinden daha mutlu olabileceğimi fark ettirdiği, münzevi yaşamımın ve insan toplumundan yoksun kalışımın eksiklerini gidermemde varlığıyla ve ruhuma saldığı yüceliklerle yol gösterdiği, bu dünyada merhametine öteki dünyada da onun ebedi varlığını içimde duymam için beni desteklediği, rahatlattığı ve yüreklendirdiği için alçakgönüllü ve içten şükranlarımı sundum.