Hani başından ayrılamadım, bi solukta bitirdim deriz ya bazı kitaplar için, işte bu kitapta benim için öyle oldu. Huzursuzluk, Mezopotamya'da yüzyılı aşkın süredir devam eden kendi kanından zevk alma durumunu özetleyip, hemen yanıbaşımızda ezidilerin karşı karşıya kaldığı insanüstü dramı ortaya döküyor. Kitap bittiğinde Zilan'ın "Nesini söyleyeyim , nesini anlatayım, nereden başlayayım, nerede bitireyim bilmem; böyle dile söze gelmez şeyleri insan kulağıyla değil, yüreğiyle duyabilir ancak." sözleri yankılanıyordu zihnimde. Bizim de zulmün parçası olan merhamete değil de bütün ideolojilerimizi bir kenara bırakarak bu ve dünyanın nice yerlerindeki zulümleri hissetmeye ihtiyacımız var. İşte Huzursuzluk bu ihtiyacı bize gösteren gerçekten huzursuz eden insanlığımızdan utandıran bir kitap şiddetle tavsiye ederim.