MÜSLÜMANLARIN TEMEL KRİZİ: KORKU VE İTAAT
Aliya İzzetbegoviç’e göre Müslüman dünyanın en büyük krizi, inançsızlık değil, inancın özgürlük ve ahlak üretme kabiliyetini kaybetmesidir. “Oysa insanın anlamı, özgür iradesiyle iyiliği seçebilmesindedir.” İman güçlüdür, ama çoğu kez özgürlük korkuya, ahlak ise itaate indirgenmiş, dindarlık, giderek biçimsel bir kimliğe ve ritüele sıkışmıştır. Bunu “dinin törenleşmesi” olarak niteler: “Dinin dış biçimleri yaşatılabilir ama ruhu kaybolduğunda geriye sadece gelenek kalır.” Aliya, ritüelizmin en büyük tehlikesini şu şekilde tarif eder: “Ritüellerin içinde kaybolan bir din, insanı özgürleştiremez.” Ona göre ibadetler, eğer ahlaki bir dönüşüm ve tutum üretmiyorsa, bir “alışkanlıklar bütünü”ne dönüşür ve dinin ruhunu taşımaz: “Dua, insanın vicdanını diriltmiyorsa, sadece ses olur.” İslami Yeniden Doğuşun Sorunları, bu krizle yüzleşmenin entelektüel manifestosudur. Ona göre 20. yüzyıl İslam dünyasının en temel açmazı, dindarlıkla özgürlük arasındaki gerilimi çözememektir. Aliya’ya göre İslam’ın yeniden doğuşu, siyasi bir devrimle değil, vicdanın yeniden uyanışıyla mümkündür. Çünkü dinin özü inanç değil, ahlaki seçme yeteneğidir. “İslam, imanla özgürlüğün sentezidir.” Müslüman toplumların temel çıkmazı, dindarlığı bir itaat kültürüne dönüştürmeleridir. Oysa iman, korkuyla değil, özgür iradeyle yaşanır. “Dinde zorlama yoktur.” Bu ayet, Aliya’nın bütün özgürlük anlayışının temelidir. İnsanın anlamı, iyilikle kötülük arasında seçmeye mecbur oluşunda yatar. “Kendi hürriyetini seçmeye ve kullanmaya, iyi veya kötü olmaya, tek bir kelimeyle insan olmaya mecburdur.” Bu seçme zorunluluğu, insanı hem sorumlu hem onurlu kılar. Ahlak, ancak özgür iradeyle mümkündür: “Ahlakilik özgürlükten ayrılamaz. Ancak hür fiil ahlaki fiildir.” Aliya, her türlü otoriter düzenin insanı
Alıntı
“Hayatta acılar yaşanır,yenilgiler vardır.Kimse bunların önüne geçemez.Ama hayalleriniz uğruna verdiğiniz savaşları kaybetmek,ne uğruna savaştığınızı bile bilmeden yenilgiye uğramaktan iyidir.”✨
Kitap Alıntısı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
DOĞAN CÜCELOĞLU: "İnsana Dair Beni Hâlâ Şaşırtan Yedi Şey" 1 Dünyaya gelen her bir insan yavrusu bir mucize, muhteşem bir potansiyeldir. Bu potansiyelde hem sınırsız İyilik hem de kötülük vardır. Bu potansiyel şimdiye kadar keşfedilmiş ve şimdiden sonra keşfedilecek bütün yeni buluşların kaynağıdır. 2 İnsan bedenindeki kan damarlarını birbirine eklesek dünyanın çevresinde dört defa dolaşacak bir uzunluk oluşturur. Sadece insan beynindeki kılcal kan damarlarının uzunluğunun toplamı 160 bin kilometredir. 3 İnsan burnu bir trilyon kokuyu birbirinden ayırt edebiliyor. 4 Uyurken bile insan beyni çalışıyor. Birçok kararımız biz farkında olmadan bilinçaltında alınmış kararlardır. 5 İnsan beyninin kapasitesi, bireysel yakın ilişki kurup "arkadaşım" diyebileceğiniz insan sayısını yüz elli civarında sınırlamıştır. 6 Bütün toplumlarda ve zamanlarda insanlar arasında yer alan tüm konuşmaların yüzde sekseninin dedikodu olduğu düşünülüyor. 7 İnsan niyet ederek, bilinçli egzersizlerle kendi beyin yapısını değiştirip geliştirebiliyor.
1000Kitap
"Kötülük dediğin şey, insanın korkudan ya da çaresizlikten sığındığı bir zırhtır."
İyiliği emret! Kötülükten vazgeçir." Dilin Afetleri
Alıntı
Ahlakı bozuk insanı iyi ahlaklı biri insan edemez. Eskiler ahlakı bozuk olana "mayası bozuk" derlerdi. Mayası bozuk biri düzeltilemez. Ancak etrafındaki iyi insanları zehirler...