Yırtıcı ve sağır ruh, gel üstüne kalbimin, Secde edilen kaplan, vurdumduymaz canavar; Titrek parmaklarımı daldırma isteğim var Sıklığına bir süre o kabarık yelenin; Eteğinin içine, kokunla dolup taşan, Keder yüklü başımı gömme arzusudur bu, Solgun bir çiçek gibi, içe çekme arzusu, Tatlı küf kokusunu ölmüş aşkımdan kalan. Uyumak istiyorum! yaşamdan çok uyumak! Bir uykunun içinde, daha tatlı ölümden, Öpücük yayacağım hem de hiç çekinmeden Senin güzel tenine, bir bakır kadar parlak.
Acı şarap niyetine İçmekteyim ben, Sıvı bir göğü, kalbime Yıldızlar serpen.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanlar kötülük beklediklerinden iyilik gördüklerinde o kişiye daha çok ısınırlar.
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Alıntı
Sıcak bir güz akşamı, gözümü kapayarak, Ne vakit o ateşli göğsünü koklasam ben, Mutlu kıyılar geçer gözlerimin önünden Tekdüze bir güneşle göz alıcı ve parlak.
Yatıvermişti işte, okşatarak kendini, Hazla gülümsüyordu bir divan üzerinden Tatlı derin aşkıma, tıpkı bir deniz gibi Kayalara çarparak ona doğru yükselen. Gözünü bana dikmiş, sanki uysal bir kaplan, Değişik tavırlarla, dalmış gibi bir düşe, Ve şehvetle birleşen o temiz yüreklilik Bir büyü katıyordu her yeni görünüşe.
Görkemli bedeninde zahmetsizce gezinmek; Kocaman dizlerinin yamacında sürünmek, Ve ara sıra, yazın, zararlı güneşlerin Yorgun düşürüp onu, kırlara gittiğinde, Uyumak gölgesinde yatıp göğüslerinin, Huzurlu bir köy gibi bir dağın eteğinde.