Ortaçağda ve Rönesans'a kadar insanın demans ile kavgası insanı dünyanın gizli güçleriyle karşı karşıya getiren dramatik bir tartışmaydı ve delilik deneyimi, Cennetten Kovulma ile Takdiri İlahi, Hayvan, Metamorfoz ve Bilginin tüm harika sırlarının söz konusu olduğu imgeler tarafından kuşatılmıştı. Bizim çağımızda delilik deneyimi, onu çok iyi bildiği için unutan bir bilginin sükûnetinde yaşanıyor.
Bundan sonra sadece yazgı ve seçimlere göre yaşanacak bir hayat kaldı. Göklerdeki bahçelerden kovulma nedeniniz de buydu. Seçimlerinize göre bir hayat sürüp, sonsuzluğa öyle adım atmak! Gökler, bundan sonra sadece izleyecekler.
Sayfa 72
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Zamanın boşa harcanması "bütün günahların ilki ve en ağırı" sayıldığından, öngörülen standartları aşacak ölçüde yemek ya da uyumak kınanır. Tembellik, yalnızca aşırıya kaçtığında dikkat çeken bir kusur olmaktan çıkar, en küçük miktarı bile ebedi huzurdan kovulma ve lanetlenme anlamına gelir. Hayatı kolaylaştıran konfor bile, evin "sade rahatlığına gölge düşürmediği ölçüde kabul görür.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Alıntı
. Bizden sevgiyi alan biri, tüm hayatımız boyunca üzerinde çalıştığımız kültürel yapıyı yerle bir eder, o ana kadar bizi masum ve sevilebilir kılan o tür cennetten bizi mahrum bırakır. İnsanlar, kültürel giysileri yırtıldığında ve bedenlerinin çıplaklığıyla yüzleştiklerinde en kötü yanlarını ortaya koyarlar, bedenlerinin utancını hissederler. Bir bakıma, sevginin kaybı, dünyevi cennetten kovulma mitine en yakın ortak deneyimdir: Cennet gibi bir bedene sahip olma yanılsamasının şiddetli sonudur, kişinin kendi gereksizliğini ve fani oluşunu keşfetmesidir. ...
1938 yılında, Iowa Üniversitesi öğretim üyelerinden Harold Skeels,insanın zeka katsayısının (IQ) doğrudan çevre koşullarına, özellikle de aile içinde nasıl muamele gördüğüne bağlı olduğunu söylediği için Amerikan Psikoloji Derneği’nden kovulma noktasına gelmişti. Çünkü herkes biliyordu ki, zeka sabit, iç kaynaklı bir genetik etmendi. Aslında kimsenin bir şey bildiği yoktu; Skeels da sonunda haklı çıktı ve görüşleri kabul edildi. Zeka (tıpkı bedenimiz) gibi beslenebilir veya aç bırakılabilir, uyarılabilir veya sakatlanabilir. 
Sayfa 19·Kitabı okudu
Alıntı
(...) Patron sık sık tezgahın arkasındaki ufak odaya çekilir, Şaşa'yı da çağırırdı. Böylece tezgahtar müşteri kadınla baş başa kalırdı. Bir gün sarışın bir kadının bacaklarına dokunduktan sonra, parmaklarını birleştirip dudaklarına götürdü: - Ah, - diye içini çekti kadın, - çok yaramazsınız! Tezgahtarsa parmaklarını dudaklarına sıkıca bastırarak gürültülü bir beğeni sesi çıkarırdı: - Mu-uh! Kendimi tutamayıp öylesine gülmeye başladım ki, yere devrilmekten korkarak olanca ağırlığıyla kapı koluna asıldım, kapı açıldı, kapı camı şiddetle başıma çarptı ve kırıldı. Yerinden doğrulan tezgahtar telaşla üzerime yürüdü; patron ağır altın yüzüğüyle başıma vurdu, Şaşa da kulağımı çekmeye çalıştı. Akşam, eve dönerken: - Böyle şeyler işten kovulma nedenidir! Ne var bunda gülünecek! - diye sertçe azarladı beni. Sonra da, kadınların tezgahtarını beğendikleri mağazalarda daha iyi alışveriş olduğunu açıkladı. (...)
Sayfa 10 - İş Kültür·Kitabı okudu