Daha önceleri bildiğim,bildiğimi sandığım şeyleri kurcalamanın zamanı. İstemenin,bilmenin yeni anlamlar kazanamsının. Bilmenin,istemenin yeni başlayacağını,bu yeniyi emekleyerek de olsa başlamak gerektiğini,kendisini buna zorlayan birşeylerin varlığını,hiç düşünmemiş olduğu şeylerin varlığın,onu bu noktaya getirmiş olan eski istemelerin,bilmeleri altında yatan zorlamaların varlığını,ne olduğunu anlamının zamanı.
Kendi davranışlarının,sözlerinin hep birer bahane olduğunu. Sevmediğini söylediği şeyleri gerçekleştirmeye çalışan bahaneleri.. Kendisinin baştan başa bir bahane olduğunu.
İki saat uyumuştum ve beş buçukta şu düşünceyle uyuandım:şimdi kırk sekiz yaşındayım ve bıktım. Sonunda ne kendimize ne de başkaca bir şeyi haklı çıkarmak durumundayız. Kendimizi biz yapmadık.
Herkes yaşamak ister,hiç kimse ölmek istemez,bunun dışında her şey yalandır. Sonunda koltukta otururlar,herhangi bir berjer koltukta ve bir varoluş fantazması içine girerler,bunu var etmişlerdir,ama bunun kendi varoluşlarıyla hiçbir ilgisi yoktur. Yalnızca mutlu insanlar olmalıydı,bunun bütün koşulları mevcut,ama yalnızca mutsuz insanlar var. Bunu geç anlıyoruz.