“Ellerimizin üzerinde oturup dünya kamuoyunun yardımımıza koşmasını beklemeyi denedik. İyi insanlar olmayı ve bunun ödülü olarak toprağımızın bize geri verilmesini ummayı denedik. Sizi temin ederim ki bu sistemler işe yaramıyor.”
“Bizde her şeye çoğunluk karar vermez mi, söyle? Neredeyse herkes de cahildir; gün gelecek, cahiller okuryazarlara harfleri unutturmayı kararlaştıracak, işte o vakit toplu eşitlik sağlanacak. Hem zaten az kişiye okuma yazmayı unutturmak herkese en baştan öğretmekten kolaydır.”
Aşk, şimşek parıltıları ve gök gürültüleri ile kendini birdenbire gösterir, göklerden düşüp hayatı altüst eden, iradelerimizi birer yaprak gibi söken, bütün kalbi uçuruma sürükleyen bir kasırgaya benzerdi. Bilmiyordu ki evlerin taraçalarında oluklar tıkalı ise hafif yağmurdan da göller hasıl olur… Böylece kalbi huzur içinde yaşayıp gidecekti ama bir gün duvarda bir çatlak olduğunu seziverdi.