Kübizm
Kübizmin ilk döneminde sanatçılar, Naturalist resmin değişmez ülkesi olan tek noktadan bakışa bağlı kalıyorlardı. Bu ülkeyi analitik kübizm kırıyor ve sanatçıya nesneleri dört biryandan gösterme olanağını sağlıyor. Natüralist resmin yerini kavram-ressamlı alıyor ve doğanın taklidi olmaktan çıkan sanat yapıtı, sanatçının düşüncesinde yarattığı özerk bir yapıt oluyor. Bu bakımdan bu resimler, doğada görülen nesneleri değil, bunların kavramlarını verirler. Nesne kavramının dışında kalabilecek ne varsa, perspektif, uzam, gölge-ışık siliniyor, geriye “ nesne” kavramından soyutlamamayacak olan hacim ve lokal-renk kalıyor. Batı sanatında Goto‘dan beri süregelen “ doğayı taklit yoluyla verme “ çabası , “ illüzyonculuk “ ve “ aldatmaca “ olarak niteleniyordu artık. sanatçı, sanatını kurabileceği tek güvenilir temeli akılda buluyor, sanat bir kavram-ressamlığı oluyor. Bir zamanlar Kant “ kavramlardan yoksun olan görsellik kördür” demişti. Bu cümle Kübizm akımının bir temel-ilkesi oluyor. Kübizmin kavram-ressamlığı-500 yıl önce Rönesans’la sanata giren doğa-ressamlığı gibi-batı sanatında yeni bir çığır açıyor. Bu dönemden sonra sanatçılar, kübizmi göz önünde tutmak, onunla hesaplaşmak zorunda kalıyorlar. Kavram ressamlığı, yeni bir akımın çıkış noktası oluyor ve soyut sanat doğuyor.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Kübizm
Cezanne’ın ilk yapıtlarında bile hacim değerlerini arayan bir geometri düzeninden söz edilebilir. 1904’te Emile Bernard’a yazdığı bir mektupta “ doğada her şeyin küre, koni ve silindire uygun olarak biçimlendiğini” yazıyor. Cezanne’ın İlk yapıtlarında bu tür geometri formlarını görmek ve göstermek olanaksız olsa da, onun bu sözleri empresyonistlerden sonra çıkmaza giren batı sanatına bir yol gösteriyor. İlk kübist sanatçılar duyular dünyası ile ilişkilerini henüz koparmamışlardı. Burada aklın katkısı, duyularla algılanan doğal formları, geometri formlarına sokmaya zorlamakta kalıyordu. Braque’ın peyzajlarında ve Picasso’nun natürmortunda bunu görüyoruz.
Sayfa 163·Kitabı okudu
Kübizm
Expresssyonizm denemesi, endüstri dönemi diye adlandırılan 20. yüzyılda sadece duygu ve coşkularla, çığır açan bir sanat yapılamayacağını gösteriyordu. Buna karşılık batı uygarlığının eski bir geleneği olan akılcılığa dayanan Kübizm, sanat hayatında bir dönüm noktası oluyor ve gelecekteki gelişmeleri etkiliyor. Kübistler de empresyonistler gibi doğaya yaklaşma çabası içinde işe başlıyorlar. Fakat her iki sanat akımının doğadan anladığıe onda aradığı başka başka şeylerdi. Empresyonistler uçarı izlenimleri arıyorlardı; kübistler nesnelerin özünü, değişmez kalan yanını. Duyumculuğa aklın tepkisi karşı çıkıyor. 
Sayfa 161·Kitabı okudu
Kübizm, herhangi bir resim ekolünden farklı değildir. Aynı temeller, aynı öğeler herkes için geçerlidir. Kübizmin uzun bir süre anlaşılamamış olması, hatta bugün bile insanların onda herhangi bir şey görememeleri, hiçbir anlama gelmez. Ben Ingilizce okuyamıyorsam, Ingilizce bir kitap benim için anlamsız bir kitaptır. Ama bu Ingiliz dilinin var olmadığını anlamına gelmez ve eğer ben hakkında hiçbir şey bilmediğim bu dili anlamıyorsam, kendimden başka kimseyi suçlamam mümkün müdür? "Anlamadığımız bir şey, anlamsız değildir." Pablo Picasso
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Alıntı
" Picasso, kübist eserlerini ürettiği dönemde birlikte olduğu Eva'nın hiç resmini yapmamıştır. Ancak, yaşamına girmiş ve girecek olan isimlerin hiçbirine göstermediği tutkulu aşkı, Eva için tablolarına farklı bir şekilde yansıtmıştır. Eva'ya olan büyük aşkını kübizm dönemindeki tablolarına pek çok defa yazdığı "Ma Jolie" (Tatlım Benim) kelimeleriyle şifrelediği söylenmiştir.."
‘Kübizm, Picasso’ya kendi dışına çıkmanın, nostaljisini geçmişe değil geleceğe yönelik tutkulu bir yakarış biçimine sokmanın aracını sağladı.’
Sayfa 61·Kitabı okudu