Aşk bir gün bir âşık sevgilisinin kapısını çalar. Sevgili içeriden seslenir: 'Kapıyı kim çalıyor?' diye.
Âşık:
Benim ben, deyince sevgilisi ona: 'Git buradan! Sen henüz olgunlaşmış değilsin." diyerek kapıyı açmaz.
Zavallı Âşık yollara düşer acısıyla.
Tam bir yıl sonra geri döner ve sevgilisin kapısını tekrar çalar.
Sevgili yine sorar: 'Kapıyı kim çalıyor, kim o?' diye.
Bu defa Âşık: "Sensin, sen' diye yanıtlar.
Bu kez sevgili kapıyı açar ve:
"Mademki sen ben oldun, ey ben gel içeriye. Gönül evi dardır oraya iki kişi sığmaz.' Mevlana Celaleddin-i Rumi
İnsan affedince yeniden yan yana gelmeye, birlikte yürümeye karar vermiş olmaz her zaman. Affetmek bazen de ona dair her şeyi silme ve ondan arınmadır. İnsan saplanıp kaldığı, inatlaştığı, vedalaşmadığı ya da içinden azat edemediği şeyin esiridir. Affeden, tutsaklıktan kurtulur.