"Meğer insanın yüreği neymiş. Öylesine sevdiğim, ayrılamaya kıyamadığım seni terk etmek, sevinçli olmak. Beni bağışlayacaksın biliyorum. Kader, benim diğer dostluklarımı da, benimki gibi bir kalbi korkutmak için karşıma
çıkarmadı mı zaten?"
Bitirir bitirmez inceleme yapmak istedim. Kitaba biraz zaman vermeniz gerekiyor açıkçası. Başta ilgi çekici görünmese de sonradan insanın kendisine yaratılışından sonra eklediği nankör ve hain duyguları yaşarcasına aktarıyor. İnsanın nefretinin, öfkesinin ve kıskançlığının doğrudan hissetiren bir eserdi.
Kitap hakkında özete geçmeden önce bana öğrettiği birkaç dersten bahsetmek istiyorum.
İlk olarak kesinlikle yaptığınız şeyin doğru olup olmayacağına bakmadan iyilik olduğunu düşünmeyin. Çünkü sizin vicdanınızı rahatlatmak için yaptığınız şey çocuklarınıza hatta çocuklarınızın çocuklarına da mal olabilir. İkincisi anneler kesinlikle hisseder. (Belki bunu kitabı okuyanlar da anlamaz, o yüzden belirteyim: Bayan Earnshaw'ın başta Heatchcliff'i istememesi.) Son olarak insan gerçekten kendine her zaman başka pencerelerden hatta başkalarıyla konuşup nasıl göründüğünü veya davrandığını tartışmalıdır. Yoksa körü körüne haklı ve doğru şekilde yaptığımız şeyler bizi cehenneme götürür. ( Burada da öbür dünyada da)
Bu kısım ise kitap hakkında ipuçları içerir. Eğer kitabı okumayı düşünüyorsanız ve filmin içeriğini ve sonunu önceden bilmeyi sevmeyen insanlardansanız sonra okumanız tavsiye edilir. Kitabın insanların küçükken sevgisizlikten dolayı ya da şımartılmaktan dolayı içinde kabaran duyguların hırçınlaşan bir canavara dönüştürmesini anlatıyor. Eve evlatlık olarak alınan çocuğun gelecekte evin gerçek oğluyla yaşanacak sorunları bilseydi babası gerçekten oğlunu reddederdi. Evet evet yanlış okumadınız adam gerçekten evlatlık edindiği çocuğu kendi çocuğundan daha fazla severek, kendi çocuğunu sevgisizlikle kin ve öfke ile büyütüp, sokakta bulduğu çocuğu şımartarak hem çocuğun istediğini alabileceğini ve her türlü zarara hakkıymış gibi bakabilmesine çok büyük katkıda sağlayan bir
"Ama saat ona kadar uyumanız hiç doğru değil. Sabahın en güzel saatlerini kaçırmış oluyorsunuz. Bir insan, günlük işlerinin yarısını saat ona kadar bitirememişse, öbür yarısını ertesi güne bırakmak zorunda kalabilir."
"Tam olarak ifade edemiyorum ama eminim sen de herkes gibi insanın kendi benliğinden öte bir varlık olduğunu inanıyorsundur. Zaten sadece bu kadar olsam, ben bu olsam, yaradılışımın ne manası kalır?"