Mustafa Kemal Atatürk der ki;
"Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asıl kanda, mevcuttur."
Alıntı
kudret-i İlahiyenin bir saat-i kübrası olan şu dünya, zahirî sabitiyetiyle beraber daimî zelzele ve tagayyürde, fena ve zevalde yuvarlanıyor. Sözler
Din
Reklam
Evvel Allah, Âhir Allah. Zamanı yaratan, düren, büken Allah. Kâinatı yaratan, döndüren Allah. Kıyâmeti yaratan, ahireti var eden Allah. Ölümü öldüren Allah. Öyle ki sen yalnızca yaşadığın zamana şâhitsin, fakat O, her şeyin başlangıcına ve zevâline Şâhit. Öyleyse tüm zamanlara Şâhid olan Kâdir Allah, bize yetmez mi? Her canlının perçemi, her zerrenin dizgini O'nun elinde.. Allah kudretiyle kâinatı bir ân olsun bırakacak olsa, kâinat paramparça olacak, O kudretini bir lahzâ çekse, bütün o dönen yıldızlar, galaksiler, gezegenler dört bir yana savrulup gidecek, müthiş bir kudret değil mi?...
Dua.
Ölümden sonrasını düşündüğümüzde; sonsuz bir cenneti, hayal gücümüzün yetmeyeceği nimetleri hiç tereddüt etmeden Allah’tan istiyor, büyük bir umutla bekliyoruz. Bizim için o devasa kapıların açılacağına inanıyoruz. Ama ne hikmetse, aynı Allah’tan bu dünya için küçücük bir şey isterken anında karamsarlığa kapılıyor, sanki hiç olmayacakmış gibi umutsuzluğa düşüyoruz. Ahiretin sonsuzluğunu var eden kudret, dünyadaki o küçük duayı kabul etmekten aciz mi? Cenneti umut edecek kadar büyük bir imanın, dünya dertleri karşısında bu kadar çabuk kırılması ne garip bir çelişki... Umut, coğrafyaya veya dünyaya/ahirete göre değişmez. O’nun hazinesi her iki alem için de sonsuzdur. #Umut #Tevekkül
​Ait Olmanın Huzuru ​Allah’a ait olduğunu hissetmek kadar ruhu şifalandıran, insanı hafifleten bir duygu yok bu hayatta. ​Sahip olduklarının da, kaybettiklerinin de, hatta kalbini yoran o gizli yüklerin de aslında yalnızca O’na emanet olduğunu bilmek... İşte bu idrak, insanın omuzlarından tonlarca ağırlığı tek bir lahzada kaldırır. Ne yalnızlığın gölgesi korkutur artık insanı, ne de yarının bilinmez kaygısı. Çünkü en çaresiz, en kuytu anında bile bilirsin ki kimsesiz değilsin. Her şeyi gören, fısıltıları bile duyan, kalbinin kırıklarını en iyi bilen bir Sahibin, o Ebedî Sevgili’n var. ​Yolda kaybolsan da dönüp dolaşıp varacağın, her daim açık bir kapın var. Yorulduğunda gölgesine sığınacağın sonsuz bir merhamet; dağıldığında seni yeniden toparlayacak, kalbini bir arada tutacak mutlak bir kudret var. ​İşte o saf aidiyet hissi, insanın bu dünyadaki bütün eksiklerini tamamlamaya yetiyor. Kul, O'na ait olduğunu anladığı an, dünyalara karşı zenginleşiyor. ___ /Güven Taşdemir
Edebiyat
Bir nazenin bana gel gel eyledi Varmasam incinir, varsam incinir. Nazik miyanından, ince belinden Sarmasam incinir, sarsam incinir. Kaşına çekilmiş kudret kalemi Görmemiş dünyada derdü elemi Her sabah her sabah verir selâmı Almasam incinir, alsam incinir. Yine görünüyor yârin illeri Başımızda esen sevda yelleri Yârin bahçesinde konca gülleri Dermesem incinir, dersem incinir. Nereden nereye sevmişim onu Ateşi koymuyor yakıyor beni Aşık Emrah sever böyle bir canı Sevmesem incinir, sevsem incinir Erzurumlu Emrah
Şiir
Reklam
Reklam