MKA;
“Bütün millet emin ve müsterih olsun ki, inkılabı yapanlar bu gibi menfi kuvvetleri çıktığı noktalarda imha edecek kudret ve kabiliyet ve tedbire maliktirler... Fakat şurası katiyen malûm olmalıdır ki, herhangi bir makam ve şahıs tarafından bir mahzur tevlid edildiği gün orada nazariyat biter, ameliyat ve tatbikat başlar.”
Alıntı
Ayette geçen "Rabbe hâze'l-beyt" tamlaması ise bu noktada kritik bir kırılma üretir. Allah, kendini soyut ve uzak bir kudret olarak değil, somut bir merkezle ilişkilendirerek tanıtır. "Bu evin Rabbi." Görülen, bilinen, etrafında dönülen, yön tayin edilen bir merkez... Psikoloji açısından bu, insan zihninde sabit bir referans noktası oluşturmaktadır. Modern insanın en büyük ruhsal problemlerinden biri, merkezsizliktir. Hayatın anlamı sürekli yer değiştirir: bir dönem kariyer, sonra çocuklar, sonra ilişkiler, sonra sağlık, sonra hayatta kalma... Merkez sürekli değiştiğinde, ruh da yorulur. Kureyş Suresi ise merkezin sabitlenmesi gerektiğini öğretir.
Sayfa 94·Kitabı okuyor
Reklam
Eğer o istidad çekirdeğini İslâmiyet suyu ile, imanın ziyasıyla, ubudiyet toprağı altında terbiye ederek, evamir-i Kur'aniyeyi imtisal edip cihazat-ı maneviyesini hakikî gayelerine tevcih etse; elbette âlem-i misal ve berzahta dal ve budak verecek ve âlem-i âhiret ve Cennet'te hadsiz kemalât ve nimetlere medar olacak bir şecere-i bâkiyenin ve bir hakikat-i daimenin cihazatına câmi' kıymetdar bir çekirdek ve revnakdar bir makine ve bu şecere-i kâinatın mübarek ve münevver bir meyvesi olacaktır.
O'nun ikramını mucize bilip şükrettikçe O, seni damladan çıkarır, deryaya bırakır ve rahmet denizine gark eder.
Sayfa 50·Kitabı okuyor
Cenab-ı Hak hadsiz kudret ve nihayetsiz rahmetini göstermek için insanda hadsiz bir acz, nihayetsiz bir fakr derceylemiştir. Hem hadsiz nukuş-u esmasını göstermek için insanı öyle bir surette halketmiş ki, hadsiz cihetlerle elemler aldığı gibi, hadsiz cihetlerle de lezzetler alabilir bir makine hükmünde yaratmış. Ve o makine-i insaniyede yüzer âlet var. Herbirinin elemi ayrı, lezzeti ayrı, vazifesi ayrı, mükâfatı ayrıdır. Âdeta insan-ı ekber olan âlemde tecelli eden bütün esma-i İlahiye, bir âlem-i asgar olan insanda dahi o esmanın umumiyetle cilveleri var.
Alıntı
Epilepsi iddiası (2)
Başarıyı bozuklukla açıklamaya çalışan bir teori, yerini nerede alır? Böylesine büyük bir başarıyı hastalıkla açıklamak, gerçekten bir açıklama çabası mıdır, yoksa ön yargının tezahürü müdür? Gündelik hayatınızda ya da tarihî figürleri incelerken hangi başarılı insanın öyküsünü dinleyince tıp kitaplarına koşuyorsunuz? O hâlde aşağıda nakledeceğim başarıları açıklamak için hemen tıp kitaplarına ve doktorlara koşalım. Hangi hastalık bu başarıları sağlıyorsa Allah'ın bize o hastalıktan vermesi için dua edelim. Çünkü bunları hastalıkla açıklamaya çalışan hiç kimse, böyle başarılar göstermiş değildir. Armstrong: "Muhammed'e, diğer önemli tarihsel kişiliklere yaklaştığımız şekilde yaklaşırsak onun, dünyanın tanıdığı en büyük dâhilerden biri olduğunu kolayca söyleyebiliriz."914 "İnanılmaz bir yazınsal eser yaratmak, büyük bir din kurmak ve yeni bir dünya gücü oluşturmak sıradan başarılar değildir.” Lapidus: "Peygamberlik, sıra dışı bir fenomendir ve bir peygamberin etkisinin halkının yaşam biçimini külliyen değiştirip arkasında dünyanın büyük dinlerinden birini miras bırakması nadirdir." Maxime Rodinson: "Muhammed hem bir ideoloji hem de bir devlet kurucusuydu. İsa ile Şarlman onda tek ve aynı varlık hâline gelmiş gibidir." Bernard Lewis: "Peygamber 8 Haziran 632 tarihinde kısa bir hastalığı müteakip vefat etti. Hayatında büyük işler başarmıştı. Batı Arabistan'ın putperest kavimlerine, tek Allah'a inanışı ve ahlak ilkeleri sayesinde yerini aldığı putperestlikle mukayese edilemeyecek derecede yüksek seviyede bulunan yeni bir din getirmişti. Söz konusu dini, vahyolunmuş bir kitapla donattı. Bu kitap, sonraki yüzyıllarda milyonlarca müminin düşünce ve davranış rehberi olacaktı. Fakat o, bundan da fazlasını yapmıştı. İyi örgütlenmiş ve silahlanmış bir cemaat ve devlet
Sayfa 395 - İnsan Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam