Ayazhan

Ayazhan
@kulKedii
Yaşıyor muyuz? Kiminin keyfine göre kimininse çıkarına göre…
8/10
·343 syf.··
2026 2. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 13:43
Kitabı hızlı bir şekilde okuyup bitirmek istemedim çünkü her sayfasında çok ince eleştiriler vardı.  Günümüzdeki liyakatsizlik Osmanlı dönemine dayanıyor yani süreç uzun bu kitabı okurken de sürecin hâlâ devam ettiğini karakterimiz yaşar üstünden gözlemliyoruz. Yaşar bizi duygulandırıyor sinirlendiriyor ve uzuyor nasıl mı kendisi aslında okumak istiyor fakat nüfus kağıdında ölü yazması dolayısıyla kurgu başlıyor. Kurumların işlerine geldiği gibi hareket etmesi bir hayatı nasıl etkiliyor bunu Yaşar‘la beraber biz de yaşıyoruz.  Geçen hafta arkadaşlarımla kafede görüşmeye gittiğimde aramızda geçen herhangi bir doğal diyalogda bu kitaptaki ana temanın içerisinde zaten yaşamış olduğumuzu ve bizlerin de bir yaşar yaşamaz olduğunu çok derinden hissettim. Kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum benim için çok güzel bir okuma deneyimi oldu. Kitap basımı ve yazımı gayet akıcıydı. Okurken keyifle okudum Aziz Nesin’in diğer kitaplarında tekrar görüşmek dileğiyle.
Yaşar Ne Yaşar Ne YaşamazAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 200816,2bin okunma
Reklam
Gerçek aşk ve dini zorbalık
Puan vermedi
Anna bu nasıl bir aşk! Vronsky bu nasıl ihtiras! Aleksey bu nasıl ikilem! Kitabı iki cilt şeklinde almayı tercih ettim ve ilk cildi çok güzeldi. Dönemin içinde ailede olan bozulmayı çok net okuyoruz. Bir erkeğin aldatması ile bir kadının aldatması arasındaki farkı da şöyle yorumluyorum: ekonomik bağlılık ve dini ritüellerin kadından ve erkekten ve toplumdan bir ahlaki beklenti içinde olmasını ve bunun içinde sıkışıp kalan “insan”. Dini değerlerin duyguların önüne geçmesi ve o yoğun ne yapmam gerek? Bunalımını o kasvetide acayip derecede hissettiren bir kitap. İkinci cildini merakla okuyacağım. Lev Tolstoy
Rus Edebiyatı
Anna Karenina (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · İthaki Yayınları · 202255,5bin okunma
E. Bey
8/10
·128 syf.··
2023 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2023 13:06
Çift rakam: Erkek "Ölüm seninle bir anlaşma yapalım..." "ölmek: sen ne zor tecrübeymişsin meğer olacak-" Günlük konuşmalardan ve boşlukları doldurmaktan bunalmış, kendini eve kapamış yani kendi tabiriyle inzivaya çekilmiş E. bizim baş karakterimiz. "Altı lamba gibiydik, ayrı altı yerinden aydınlatan odayı" ailesinin içindeki kasveti bu sözle tanımlıyor. Ailesi içinde varlığı görülmemiş bir çocuk ve kendisini sorgulamakta "ben neyim?". Annesini kedere, babasını tutku, büyük abisi N. umutsuzluk, küçük abi Z. siliklik ve babasının babasını kasvet olarak tanımlıyor. Anlayacağınız üzere bu aile sürekli kargaşa içinde duygulardan duygulara sürükleniyor E. ise izleyici. Tabii bir söz vardır ailesi ne ise çocuk odur diye. E. mutlu bir evlilik, yuva kurmak isterken başarısız oluyor. Kendi kurduğu ailede çocukluğundaki sevgisizlikten nasibini alıyor. Eşi: Mukaddes ( üstten bakan biri) E. onu zehirli bir mantara benzetiyor. Kızı: Bilge ( ona neden bu ismi verdiğini anlayamamış. Neden zararsız bir çiçek ismi koymadım diye düşünüyor). Yaşamış olduğu miras daireyi satılığa çıkarıyor. Alıcılarla telefonda görüşüp naif, yumuşak sesli olan hanımefendilerle muhatap olmayı tercih ediyor. Tabii bu naif insanlar evine bakmaya geldiğinde kimini görünüşünden, kimilerini vaktinden sonra gelmelerinden, kimilerini de yanlarında başka insanlarla geldiklerinden kabul etmiyor hatta kapıyı dahi açmıyor. Bu arada Suzan adında bir kadınla görüşme saati ayarlıyor ve kadın tam zamanında geliyor. O eve girdiğinde nesnelerle değil evin kendisiyle ilgileniyor. Mesela camın işlemesi, bahçedeki manolya ve yıpranmış ahşaplar. Birçok kişinin gelip tek düze şeyler söylerken Suzan var olup görünmeyen nesnelerle ilgili konuşuyor. Evet, o görünmeyen kişilerden biride E. beyefendidir. İstediği şey insanlarla
Edebiyat
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
Yarım kalan kitapları kütüphanemde tutmayı sevmem.
6/10
·264 syf.··
2023 30. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2023 15:32
Ayfer Tunç’un Aziz Bey Hadisesi beni ne kadar etkilediyse, Kapak Kızı bir o kadar etkilemedi. İlerleyen sayfalarda olayın içerisine girerim diye düşünüyordum fakat ilerlemiyor. Karakterlerin herbirinin geçmişe yolculuk etmesi, hepsinin beyninin içini görmek güzel fakat çok uzatılmış. Hikaye daha kısa olsaydı akılda kalıcılığı olurdu. İnanın kitabı okurken kurguyu unuttum ve neden böyle olduğunu sorguladım.Ruh halim mi beni etkiledi yoksa gerçekten kitap dili akıcı değil mi ? Yazı dilinde kusur buldum. Paragraf olarak alınca anlamlı ama sayfa bütünlüğü açısından bakınca olay örgüsünü birbiriyle eritemiyorsun. Yinede bitiricem. Çünkü bu yılı yarım bir kitapla bitirmek istemiyorum.
Edebiyat
Kapak KızıAyfer Tunç · Can Yayınları · 202013,7bin okunma
9/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2023 12:04
Eser ilk 1912 yılında yayınlanmış olup Türk tarihinde kadın psikolojisini yansıtan ilk eserdir. Cumhuriyet dönemi öncesi kadın haklarından söz etmek mümkün mü? Hayır. İşte Halide Edip bizlere Handan ile kadının toplumdaki yerini ben dili ile yansıtmış. Kitapta karşılıklı mektuplaşmalar var. Bu mektupların her biri farklı bir ben diliyle yazılmış. Ana karakterimiz Handan çevresi tarafından üç farklı şekilde algılanır. İlk kimliği zekasıdır burada karşısına Nazım çıkar aşkını açıklayamaz ve Handana yakın olabilmek için ona ders verir bu arada birçok şey yaşanır Handan da bir travma oluşur, ikinci kimliği Hüsnü ile evliliğinde kendine karşı yabancılaşması ve sert bir karaktere bürünmesidir herkese üstten bakmaktadır, üçüncü kimliği Refik Cemal'in Neriman'a olan bağlılığıdır ve kendi evliliğiyle kıyaslar, Hüsnü Batılı tarzda yaşamaktadır ve Handan onun için herhangi bir kadınla aynıdır. Handan burada kendi iç çekişmelerini, hayattan ve evlilikten beklediklerini düşünür. Düşündükçe ruhsal bunalıma girer. Dönemin evlilik anlayışı aşk ve arkadaşlık içermez. Handan aşkı ve arkadaşlığı ister, o sevgiyi, sıcaklığı ister. “Sevgi, sevme eylemi bütün varlıklara karşı insanın içinde barındırdığı karşılıksız yegâne eylemdir. Bu eylem kısacık bir ana sığdırılacak kadar küçük değildir. Asırlar boyu insanın ruh ve bedeninde kendisini yaşatmış olan sevgi edimi insanın varlığına sinmiştir.”
Türk Edebiyatı Klasikleri
HandanHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20197bin okunma
Reklam