Puan vermedi·629 syf.··
2026 236. kitabı
Yaşar Kemal, Çukurova’nın o kavurucu sıcağını, tozunu ve toprağını bu kez isyanın ve efsaneleşmenin doruk noktasına taşıyor. Destanın bu üçüncü halkasında, Abdi Ağa’yı öldürerek köylünün gözünde bir kurtarıcıya, adeta yaşayan bir mitolojiye dönüşen İnce Memed’in omuzlarındaki yük daha da ağırlaşıyor. Zulmün sadece bir ağayı öldürmekle bitmediğini, sistemin yeni ağalar ve yeni zorbalar doğurduğunu gören Memed; hem dağların çetin şartlarıyla hem de kendi efsanesinin yarattığı o devasa beklentiyle savaşmak zorunda kalıyor. Yazarın o büyüleyici, lirik ve epik diliyle örülen bu ciltte; doğa, ağaçlar, karıncalar ve her bir toprak zerreleri bizzat hikayenin anlatıcısı haline geliyor. İnce Memed 3; adalet arayışının tek bir kurşunla bitmeyen, nesiller boyu süren amansız bir nehir olduğunu ve insanın insana kulluk etmediği bir dünya özleminin ne denli sarsıcı bir bedel gerektirdiğini yüzümüze vuran, Türk edebiyatının en görkemli zirvesidir.
İnce Memed 3Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202326,3bin okunma
9/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 22:43
Ben cinleri de, insanları da ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. ❞ {Zariyat, 56} Seyyid Kutub'un okuduğum her kitabı birbirinden değerli, tavizsiz bir üsluba sahip. Nehir gibi içine çekiyor okudukça okuyası geliyor insanın. Seyyid Kutub, sadece Batı'yı ya da moderniteyi eleştirmez; aynı zamanda Müslüman toplumların içine düştüğü "taklitçilik" ve "kültürel Müslümanlık" eğilimini de eleştirir. İslam Bilinci kitabında da sürekli hakikatin temel ve vazgeçilmez yönünün insanların bir gaye için yaratıldıklarını bilmek ve bu gayeyi gerçekleştirmek olduğuna değinir. Seyyid Kutub, hayatın gayesi için; İnsanın biricik görevi Allah'a itaat ve ibadettir, eğer bir insan bu hakikati biliyorsa dünyada ne için yaşadığını da hissedebilir der, Allah'ın gönderdiği şeriatı hayatın egemen düzeni kılmak bir başka gereğidir diye savunur. Çünkü kâinatın kanunları arasında uyumun bağlanması, ilahi hayat sisteminin kâinata egemen kılınmasına bağlıdır. "Seyyid Kutub, aslında her birimize şu soruyu soruyor : Kültürel bir taklidin gölgesinde mi yaşayacağız, yoksa kâinatın o muazzam ilahi uyumuna kendi yaratılış gayemizle mi eşlik edeceğiz?"
Din
İslam BilinciSeyyid Kutub · Ehil Yayınları · 201867 okunma
Reklam
Puan vermedi·256 syf.··
2019 31. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2019 00:00
"Canavarlar, köpekler, yüklükler, tamirhaneler ve çıkmaz sokaklar... Bunları ne yapalım öğretmenim? Toplayalım mı, çıkaralım mı, çarpalım mı, bölelim mi?" Kısa bir aradan sonra dönüşüm muhteşem olsun dedim ve Stephen King ile birlikte geldim. #kingokuyoruz etkinliğimizde okunanlar arasına bir yenisini daha eklemiş bulunuyorum. Tabi ki Okuyan kadinlar kulubu nün #birharfbirkitap etkinğinde sıranın 'K' harfinde olması seçimimde büyük etken oldu. Okumakta geç kaldığımı düşündüğüm kitaplarından biri aslında #kujo King okumaya başlangıç olarak tavsiye edebileceklerimden. Her zaman ki gibi akıcı ve merak uyandırıcı. Korku değil fakat o gerilimi müthiş hissettiren bir konusu var, anlatım kabiliyetine değinmeme gerek yok sanırım. Hepsi bir tarafa, bir anne olarak okumak gereğinden fazla sarstı beni. O arabanın içinde, çocuğuyla birlikte 50 derece sıcaklıkta açlık ve susuzluktan tanınmaz hale gelen, çocuğunun korkudan nöbetler geçirdiğini, nefessiz kaldığını gören bendim sanki. "bulun şunları artık" diye isyan ettim o çocuğun psikolojisi mahvetti beni, annenin çaresiz oluşunu, korkularını iliklerime kadar hissettim... Kitabımız, 5 yaşında, yüz kiloluk bir Saint Bernard olan köpeğimiz 'kujo' nun hikayesi aslında. Tüm köpekler gibi, doğası gereği bahçede bir hayvan kovalarken burnunu soktuğu mağarada yarasa tarafından ısırılıyor. Böylece 16 Haziran 1980 tarihinde, merkezi sinir sistemi hastalığı olan kuduz hastalığının kuluçka dönemi başlamış oluyor. Çocukların üzerine binip dolaştığı dost canlısı köpek, artık o çocukların katili... Kitabın ilk sayfalarında anlatılan seri cinayetler kimse tarafından unutulmadığı için her fırsatta tüm konuyla ilişkilendirilmiş. King olduğu için aksi zaten mümkün değildi tabi ama yine de söyleyeyim Keyifle okudum, okuyunuz efendim.
KujoStephen King · Altın Kitaplar · 20222,634 okunma
Big-bang
Puan vermedi·167 syf.··
2026 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Kitap içeriği ve adının uyumlu olduğu ender kitaplardan biri. Beatrice, bir böcek bilimci profesörün kızıdır. Profesör, Mısır'a bir seminer için gitmiştir. Orada ilgi alanı olan bok böceklerini anlatmak için bir seminer verecektir. Seminerden önce başka bir anlatıcının bok böceği baklalarından bahsetmesi onun dikkatini çeker. Bok böceği baklaları, Mısır'da kullanılan, cinsel gücü artırmak ve erkek dölüt oluşmasını sağlamak için kullanılan uyarıcı bir maddedir. Seminerden sonra Kahire sokaklarında dolaşırken birinin ona yaklaşıp "Bok böceği baklası ister misin?" diye sorması üzerine bu baklalardan alıp oteline geri döner. Otel odasına onunla konuşmak için gelen genç gazeteci Clarence ile tanışır. Clarence ile sohbet tadında bir röportaj yaparlar. Clarence ile sohbeti ilerletirler ve sonunda beraber yaşamaya karar verirler. Clarence da bir haber için gittiği Mısır'da bok böceği baklalarını keşfeder. Doğudaki soyun erkek çocuktan ilerleme anlayışından dolayı bok böceği baklalarının çılgın bir şekilde kullanıldığını görür. Yapılan son nüfus sayımında, yeni doğan erkek sayısının yeni doğan kız sayısına oranının ciddi bir şekilde fazla olduğunu tespit etmesi üzerine konu hakkında derin bir araştırmaya girişir. Daha fazla spoiler vermeden burada bitireyim... ​Bir çocuğun doğumu, özellikle de ilk çocuğun doğumu bir aile için milattır. Bütün düzen yıkılır, yerine yeni bir düzen kurulur. Düzeni yıkan ise 3-5 kiloluk, ağlamaktan başka bir şey bilmeyen bir et yığınıdır. Evin ortasına düşer ve atom bombası etkisi yapar. Büyük bir yıkım gerçekleşir. Her taraf toz duman olur. Tam bir Bing Bang ve yaratılış hikayesi. Herkes onun etrafında döner. O ise çığlıklarıyla etrafındaki toz yığınlarını bir hava bükücü misali dağıtmaya başlar. Salgıladığı kokuyla herkesi kendisine bağımlı bir
Edebiyat
Beatrice'ten Sonra Birinci YüzyılAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20192,059 okunma
“İnsan neye yönelirse biraz da ona dönüşüyor..”
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Emin Işık’ın dili oldukça sade ve samimi. Okura yukarıdan bakan bir anlatım yerine, insanın kalbine dokunmaya çalışan bir üslup var. Bu yüzden kitabı okurken bir nasihat metni değil de, tecrübeli birinin sohbetini dinliyormuş gibi hissettim. En çok etkilendiğim tarafı ise kulluk meselesini sadece ibadetler üzerinden değil, insanın hayatındaki bütün tercihleri üzerinden düşündürmesi oldu. Çünkü insan bazen özgür olduğunu sanarken aslında fark etmeden pek çok şeyin esiri olabiliyor. Kitap bana bu soruyu yeniden sordurdu: “Kalbimin merkezinde gerçekten ne var?” Kitabı bitirdiğimde zihnimde yeni bilgilerden çok, üzerinde düşünmek istediğim sorular kaldı. Ve bazen bir kitabın en kıymetli tarafı da budur. Cevap vermekten çok, insanı kendi hakikatiyle baş başa bırakması…
1000Kitap
Kime Kulsun?Emin Işık · Tuti Kitap · 2016154 okunma
8/10
·248 syf.··
2025 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2025 00:00
Bu kitaptan önce size şöyle bir tavsiyem olcak: Hayvanlarla ilgili elinize geçen her kitabı okumanızı isterim. Ben bu kitaptan önce o dörtnala koşturduğumuz ve üstüne ,arkasındaki arabaya yüzlerce kiloluk yük yükleyerek kamçıladığımız atların, bedenlerinin bu kadar hassas olduğunu bilmezdim. Bu kitap bana şunu hissettirdi;güçlü olanın değil, sessizce katlananının hikâyesi bu. Siyah İnci konuşmuyor, bağırmıyor, isyan etmiyor; ama yaşadıkları insanın içini utandırıyor. Çünkü acının çoğu kötülükten değil, umursamazlıktan geliyor. AnnaSewell burada bir at anlatmıyor aslında. İtaat edenleri, iyi niyetli olup ezilenleri, “alışsın” denilerek yıpratılanları anlatıyor. Siyah İnci’nin başına gelenler çok tanıdık: İyi insanların elinde nefes alıyor, kötülerin elinde yavaş yavaş tükeniyor. Hayatta da çoğu zaman böyle değil mi zaten? Kitabın dili sade ama etkisi ağır. Gösterişli cümleler yok; vicdanla tokatlayan sahneler var. Okurken şunu düşündüm: İnsan, gücü varken merhametli olamıyorsa, aslında güçsüzdür. siyahinci bittiğinde içimde kalan duygu şu oldu: İyilik bazen ödüllendirilir, bazen sadece yaralı kalır. Ama yine de insanı insan yapan tek şeydir. Sessiz bir kitap.
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
Reklam
Reklam