Müzzemmil Suresi 14.ayet.
​يَوْمَ تَرْجُفُ الْأَرْضُ وَالْجِبَالُ وَكَانَتِ الْجِبَالُ كَثِيبًا مَّهِيلًا "O dehşetli günde dağların kum yığını haline gelip savrulacağı bildirilir." Bizler ise bugün kariyerimizi, malımızı veya çevremizi 'güven kapımız' sanarak kendimize küçük 'dağcıklar' inşa ediyoruz. Oysa Allah, en büyük dağları bile toz etmeye kadirken, bizim sığındığımız bu geçici dağcıkları bir teslimiyet rüzgârıyla savurup bizi hakikate uyandırmaya da kâfidir.
Çağdaş insan nasıl yaşamaktadır? Gerçekte ona, yaşar gibi yapıyor demek daha doğru olur kanımca. Yaşama bir kenarından ilişmiş / iliştirilmiş bir görüntü veriyor. Çalışıyor, ama içinde kendisi yok. Konuşuyor, ama bir yanıt beklemiyor. Dinliyor gibi görünüyor ve başını sallıyor. Okumuyor, okur gibi yapıyor. Sabahtan akşama televizyon seyrediyor, belleğinde bir iz kalmıyor. "Oyalanma -diyor Octavio Paz- bizim her zamanki halimizdir. (...) Hep kendinden dışarda, günlük çalkantı içinde yitmiş, tatsız ve anlamsız demek olan oyalanma. Binlerce şey dikkatimize çarpar, ama hiçbirini yakalayamayız; yaşam böylece parmaklarımız arasından kayan kum, beynimizi kaplayan duman olur. Eğer edimlerimizi ve düşüncelerimizi yoklamak cesaretini gösterebilseydik, suçlu olduğumuzu; ama ödenmemiş suçlardan dolayı değil, küçücük dönekliklerin, gerek kendimize gerek başkalarına karşı ufak ihanetlerin izlediği, sayısız ve anlık istek ve kıskançlıklardan dolayı suçlu olduğumuzu itiraf etmemiz gerekirdi. Ama dün yaptıklarımızı bile anımsayabiliyor muyuz? Günahımız dağınıklık ise cezamız unutmadır."
Sayfa 155·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Herkes kendi cennetini de cehennemini de kendi yaratır.
Cennet hep orada duruyor, şu kapının ardında, hemen yandaki odada; ama ben kapının anahtarını yitirdim. Belki de yitirmedim, sadece farklı bir yere koydum.
Kitap Alıntısı
Ne kadar da hakiki bir alıntı
Ben hakikati bilmiyorum. Ama cehaletimin önünde tevazuyla eğiliyorum. Övüncüm de bundadır, kazancım da.
Kitap Alıntısı
Dünya herkese yetecek kadar geniş, güzel ve umutlu
Yaşamımda kulakları keskin bir adam tanıdım, ama dilsizdi. Dilini bir savaşta yitirmişti. Bu adamın kendisini büyük sessizliğe mahkûm eden o belâ başına gelmeden önce dövüştüğü savaşları iyi biliyorum ben. Doğrusu onun ölmüş olması beni çok mutlu ediyor. Çünkü dünya ikimize yetecek kadar geniş değil. ***
Kitap Alıntısı