Virgina Woolf da bazen ölüm yüzünden, bazen de bir kaldırımdan karşı kaldırıma geçmeye üşendiği için, nice dostlar yitirdiğini söyler. Çünkü dostluk hiç ihmale gelmez.
Şiir yazmak isteyip iyi şiir yazamayanlar, yani "rate" şair ler, ne olurlar? Ya eleştirmen ya da edebiyat öğretmeni olurlar.
Ben de edebiyat öğretmeni oldum. "Kendi yazamadığım şiirlerin güzelliğini başkalarına anlatayım bari" diye düşündüm.
Doksan yaşına varan Sofokles' e kadınlar, aşk, bedensel hazlar filan bittiği için üzülüp üzülmediğini sormuşlar. "Ne üzülmesi!" demiş Sofokles. "Zalim bir efendinin elinden kurtulup sonunda özgürlüğüne kavuşan bir köle kadar mutlu hissediyorum kendimi."
Gençler, ihtiyarlarla birlikte olmak gereğini hiç duymazlar.
Bunu duymaları için de hiçbir neden yoktur zaten. Gelgelelim ihtiyarlar, gençlerle birlikte olmaya can atarlar. Doksan yaşına gelince, dadım Gülüstan Hanımı, kendi isteği üzerine, Bakırköy' de bir huzur evine yerleştirdim. Tek kişilik odası, TV ' si, eski ve çok yakın bir dostu vardı orada. Gelgelelim, bir ay sonra, "ben ne yapayım burada? Hepsi ihtiyar" diyerek, kıyametleri kopardı, eve geri döndü.