Kunala

10/10
·144 syf.··
2021 11. kitabı
Herkesin yolunun o ya da bu şekilde birbiriyle rastlaştığı,kimisinin diğerini hatırladığı,kimisinin ise hatırlamazlığa vurduğu,iyiliğin iyilikle döndüğü akıcı bir roman.Uzun uzadıya özet vermeyeceğim.Kahramanlardan yalnızca İlyas’ın adı eserde de aynı,diğerlerinin ismi filmindekinden farklı ancak kurgu aynı.Yazar,eserini kaleme alırken o kadar nesnel bir dil kullanmış ki ne İlyas’ı yabana atmış ne İlyas’ın Asel’i aldattığı kadın olan Kadiça’yı.Yorumu okuyucuya bırakmış.İlyas,hırslı;ancak çabuk vazgeçen bir karakter olarak karşımızda.Selvi boylusunu bırakıp giderken ardına bakmaz!Bu onda huy olmuştur aynı sonu Kadiça içinde hazırlar.Benim gönlümü fethedense gerek kendi eşine olan sevgisi,sadıklığı ile gerek eşinin ölümünden sonra bir şekilde yolu kesiştiği Asel’e karşı korumacılığıyla,emeğiyle,sevgisiyle ve eşi dahi olsa Asel’in karşısına İlyas’ın dönüp dolaşıp yine geldiğini gördüğünde de Asel’i çok sevmesine rağmen kendini geri çekip bu konuda sana karışamam tarzında uzun uzun yaptığı duygusal konuşmasıyla Baytemir (filmdeki Cemşit)oldu.
Selvi Boylum Al YazmalımCengiz Aytmatov · Nora Kitap · 201713,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·225 syf.··
2021 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 18:05
Kişisel yorumum Bu romanı okurken düşündüğüm tek şey neden bu kadar az kişinin okumuş olduğuydu,kitap beyazperdeye de aktarılmış buna rağmen pek okunmamış,pek severiz popüler olanı aslında Kitabın akıcılığına bayıldım,dili harikulade!Bener’in benim de okuduğum ilk kitabı.Kitabın başında oğlunun yazmış olduğu ön söz kitabın özeti mahiyetinde.Bazı betimlemeleri tiksinti uyandıracak şekilde gerçekçi.Sağlam bir mideye sahip olmadan okumak hayli zor. Bazı yerlerde kitabın “polisiye”kategorisinde geçtiğini gördüm ama ben kendi sınıflandırmam da bu başlık altına alamam,daha çok psikolojik bir roman olarak tanımlayabilirim.Roman Recai Bey’in “ölüme 2 gün kalasını”geriye dönüşlerle iç monolog tarzıyla veriyor.İkinci gün karşımızda tanıdığımız Recai Bey’den tamamen farklı biri vardır.Şiddetli baş ağrıları,ağır ilaçlar vs.sonrasında olanla olacak olanı,konuşulmuş olanla hayal olanı ayırt edemeyen zavallı Recai Bey’in ölümünü okuruz. Not Eğer bu romanı okurken gidip de böceği öldürme kısmına takılırsanız inanın Recai bey size de çok kızar Tematik özet Bir sabah hamamböceğine dönüşmüş olarak uyanmıyor Recai bey bu romanda. Sabah kalkıp banyoda tıraş olurken görmüş olduğu böcek onun tüm yaşamını sorgulamasına sebebiyet veriyor.Hayatındaki her olumsuzluğun sebebini başlangıçta eski eşi Binnur’a dayandırırken sonraları kendisi de bu sorgulamayı derinleştirip daha öncesinde olanlara bağlamaya başlıyor,başına gelen tüm olumsuzluklar için “neden ben”diye sorgulamalarıyla,baş ağrılarıyla bir Recai bey var karşımızda. Özet O böceğin her türlüsünden,yılandan nefret eder.Ona göre herkes birer böcek,ezilmeli,yakılmalı,özellikle kadınlar. Roman kahramanımız Recai Bey, takıntılı, şüpheci,hırslı ve temizlik hastası görev bilinciyle dolu bir komiserdir.Ona göre suçsuz olan kimsenin karakola
Bookstagram
BöcekErhan Bener · Everest Yayınları · 2022175 okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2021 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 18:09
Orhan Kemal bu eserinde toplumsal yaşamın çarpıklıklarını bir aşk kurgusu ile süslemiştir.Diğer eserlerinde olduğu gibi yine fabrika hayatı,mücadele,ekmek,kavga,işçiler,hor görülme bol diyaloglu söyleyiş,yerel ağız özellikleri esere hakim.Annesini küçük yaşta kaybetmiş olan Boşnak kızı Cemile abisi ve babasıyla yaşamaktadır ve güzelliği onun başına beladır.Ahaliden Çopur Halil adında sonradan görme,parayla her şeyi ve herkesi satın almaya alışmış olan biri Cemile’ye göz koyar.Cemile ise aynı fabrikada çalıştığı Katip Necati’yi sevmektedir.Çopur Halil kıza kaç kez haber gönderdiyse,aracı gönderdiyse kız oralı olmamıştır buna rağmen Çopur Halil bu işten asla vazgeçmemiştir. Roman boyunca fabrikada olanları sade akıcı bir dille ele alan eserde Cemile’nin çalıştığı fabrikada bir ayaklanma çıkar. Fabrikadaki makinalar arızalanmaya başlar, yapılması gereken işler zamanında yapılamaz. İşler yapılamayınca işçiler paralarını düzenli olarak almamaya başlar,ve bunun sorumlusu olarak İtalyan mühendis görülür.Oysaki işler hiç göründüğü gibi değildir.Fabrikadaki ustabaşının bu olayları tezgahladığı anlaşılır. İpliklerin içine zımpara tozu koyan ustabaşı işi yavaşlatarak İtalyan mühendisi kovdurup fabrikayı istediği gibi yönetmeyi planlamaktadır.Fabrikanın sahibi Numan Rüştü Bey, fabrikada yapılmak istenenleri kavramakta geç kalmaz,ayaklanmaya katılan işçileri işten çıkarır ayaklanmayı bastırmayı başarır, ve yeni işçilerin İstanbul,İzmir,Bursa gibi büyük şehirlerden gelmesi yönünde bir talimat verir,olayı kışkırtan ustabaşı ve yeğeni kaçarak kendilerini zor kurtarırlar . Ustabaşı kendisine Kayseri ya da Nazilli’den yeni bir işbulmuştur,(romanda da bu kısım muallak iki şehirden birisi)Herkesi satın almaya alışmış olan Çopur Halil ustabaşının yeğenini Cemile’ye ulaşma,haber yollama
Edebiyat
CemileOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20175,6bin okunma
8/10
·250 syf.··
2021 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2021 09:34
Düşle gerçek arasında hangisinin hangisi olduğunu ayırt edemediğimiz bir eser "O" Hakkâri'de bir mevsim... Kitabın yazıldığında ismi "O"iken;belki bir zamir, belki içi dolması gereken bir boşluk belki sıfırı temsil etmesi belki kocaman bir hiç. yani yazara çok uygun bir eserken sinemaya uyarlandığında kitabın ismi de değişiyor. Yolu bir şekilde Hakkâri'ye düşen bir adamın hikâyesi.Dilini bilmediği bir kent.Sözü dolandırmadan,söz oyunlarına girmeden,anlatmak istediğini onun söylemiyle( "düşler ve düşüşler"i),hissettirmek istediğini o kadar güzel şiirsel bir dille vermiş ki yazar çok beğendiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Edgü'nün bu eseri sevildiği kadar bolca da eleştirilmiş,ben bu eleştirilerin kitaptan çok şahsına yapıldığını düşündüm nedense.Çünkü yazar da askerlik görevini asker öğretmen olarak Hakkâri'de yapmış ve anlatmış olduğu ya da karakterize etmiş olduğu O'nun kendisi olduğu yönünde yorumlamalar mevcut.Kişisel görüşüm ise bunların tamamen yersiz olması yönünde.Her insan içerisinde inanç ve inaçsızlık yaşayabilir belki bunu isyana bile vardırabilir,varoluşunu sorgulayıp kendini arama,bulma yolunda bir arayışı olabilir ama bizim burada o kişinin şahsına yahut eserine buradan tam da bel altından vurmak yanlış olur.Evet kitapta öyle bir bölüm vardı ki orayı bende epey yadsıdım,keşke orayı çıkarıp atmış olsaydı yazar diye çokta düşündüm,okuyanlar çok tabii olarak hatırlayacaktır bahsettiğim kısmı çok derine inmeyeceğim.Meslekî ahlakımın depreştiği bir nokta oldu o kısım maalesef.Kitapta isimsiz bir kahraman vardır.Kim olduğunu bilmeyen adını dahi hatırlamayan kahramanın yolu ,Hak şehrinin Pir köyüne düşer orada onu bekleyen tek şey öğrencilerdir,ne okul ne sınıf...O onların dilini,onlar o'nun dilini bilmez.Eserde salgın hastalıktan ölen çocuklar,ve bu ölümlere o
1000Kitap
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Alfa Yayınları · 201913,9bin okunma
Böyle mi olacaktı George ?
8/10
·111 syf.··
2020 70. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2020 18:06
·
Birbirine zıt iki gezgin çiftlik işçisi (George Milton ve Lennie Small )ve onların etrafında gelişen(hem kendi ilişkileri hem de diğer çiftlik işçileriyle ilişkileri çerçevesinde)olaylar dizgisinde oluşan eser.Zıt dedim çünkü George, daha akıllı ve kurnaz,ufak tefek; Lennie ise zekâ geriliği bulunan,iri cüsseli, hayvani ve orantısız bir güce sahip karakter.Bu iki karakterin birbirinden kopamamasını George’un yalnız kalmak istememesine bağladım daha çok.Lennie’nin gücünün kuvvetinin yerinde olmasının da George’a bir güven verdiğini sezdim.Lennie,ırgatlık yaptığı her yerde başlarına bir iş getirmiş olsa da George ona her seferinde söylenip kızsa da bir anne şefkatiyle her yanlış davranışının öncesinde “bak Lennie,sakın başını belaya sokmayacaksın,konuşmayacaksın,eğer olur da başına bir şey gelirse şuraya gidip beni bekleyeceksin,şu sorulursa şunu söyleyeceksin vs.vs.”diye tembihler Lennie ise bu durumdan asla rahatsızlık duymaz ,büyük bir sevgi ve güvenle George’a bağlıdır.Onların hayalleri vardır,boğaz tokluğuna ırgatlık yapmak istememektedirler kendilerine ait bir çiftlik,birkaç hayvan ve Lennie’nin bakmayı çok istediği tavşanlar(Lennie yumuşak olan her şeye dokunmaktan haz alan severken öldüren,yani orantısız gücünü insan yahut hayvan herkesin üzerinde bilinçsiz olarak,istemeden kullanan,alık biri)istedikleri zaman çalışıp istedikleri zaman eğlenebilecekleri bir hayat onların en büyük hayali.Her şeyi unutan Lennie bu hayali çok iyi hatırlamakta buna rağmen George’un ağzından dinlemekten kendini alıkoyamamakta.(Hadi anlatsana George,nasıl olacaktı,ama tavşanlara ben bakacaktım değil mi:D) George ve Lennie’nin dışında Slim, Curley, Carlson, Candy, Crooks, Whit gibi farklı karakterler de dönemin işçilerini ve çevrede gerçekleşen olayları farklı biçimlerde
1000Kitap
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,7bin okunma