Kunala

9/10
·240 syf.··
2021 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2021 13:42
Doğu batı çatışmasını eserlerinde başarıyla işleyen Safa’nın mükemmel eseri,her ne kadar mütareke dönemi romanı gibi dursa da içerisinde yine bu çatışmayı barındırıyor. Eserde yabancı kelimeler olmakla birlikte kitabın dipnot kısmında düzenlenen sözlük kısmı sizin için yeterli oluyor. Romanı okurken umarım devamında bu olmaz yahut umarım sonunda bunu yapmaz dediğim yerler çok oldu.İncelememde spoilere yer vermek istemiyorum,muhakkak okunması gereken bir eser olduğunu söyleyip ufak bir incelemeye geçeyim. Mütareke döneminin bunalımlı günlerinde, Yunanlılar tarafından esir edilen babasını aramak amacıyla İstanbul'a gelen ve geçici olarak uzaktan akrabalarında kalan Mebrure'nin, yüksek tabakanın içinde bulunduğu ahlaki çöküntüyü fark edip, onların oyununa gelmek üzereyken uyanışını sözde kızlar cemiyetinden kendini korumaya çalışma hikayesini okuyoruz.Aslında roman Mebrure’nin hikayesi gibi görünse de Belma(Hatice)üzerinden ahlak dersi veriyor,çıkarılabilecek en önemli sonuç insanlık sürdükçe Behiç gibiler hep olacaktır.
1000Kitap
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·286 syf.··
2021 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2021 02:28
Fox TV’de yayınlanan “Unutma Beni”adlı bir dizi vardı,hafta içi her gün ve senelerce yayınlandı.Mekan Ankaraydı.Diziye sürekli yeni kişiler ekleniyordu e haliyle senaryoyu uzatmak için bu oldukça gerekliydi ve nedense çoğu karakterler birbirleriyle hep bir yerden tanışık çıkardı.Ankara mı küçük yoksa seyircinin Yeşilçam’dan alıştığı düzen mi devam edilsin istenirdi düşünürdüm.Bu eser de bende o hissi uyandırdı.Herkes birbiriyle tanışık. Bu kitap bende maalesef “Kral Kaybederse”deki hazzı vermedi.İncelememe olumsuz eleştirilerimle başlayacağım. •Meslek etikleri nelerdir bilemiyorum başka psikiyatrilerde bu durum nasıldır hiçbir fikrim yok ancak Gülseren Hanım’ın hastalarıyla seanstayken sigara yakması beni inanılmaz rahatsız etti ve bu durum sürekli tekrarlandı. •Eserinde sürekli kliniğinden bahsetmesi,dekorasyonunundan tablosundan,çiçeğinden,halısından bahsetmesi ve bunu her yeni olaya geçişte tekrarlaması.Kliniğin Ankara’nın en işlek caddelerinden olan Cinnah Caddesinde bulunmasından tutun,sigorta anlaşmalı hizmet vermesine kadar durumlara değinmesi de oldukça sıkıcı bölümlerdi.Ahmet Mithat romanı okur gibi hissettim bir an kendimi ara geçişlerde yazar araya giriyor kendini,çocukluğunu olayla ilgisi olsun olmasın anlatıyor. •TED Koleji çıkışlı olması ve üç kuşak TED’li olmanın sevincini de bu eserde anlatmasını yersiz buldum. •Gülseren Hanım,”Hayat”haricindeki tüm karakterlere koşulsuz kabulle yaklaşırken Hayat’a karşı hep bir ön yargı,tersleme modunda yaklaştı bu da oldukça rahatsız ediciydi.Şevket Ağadaki şefkati,Salih’teki masumluğu,Melihadaki hüznü anlata anlata bitiremeyen Gülseren hanım Hayat’a Meliha’dan dolayı cephe aldı. •Salih’in olayına da bu kadar tecrübeli bir doktorun bu denli şaşırmasına da anlam veremedim.(Sadizm-Mazoşizm) •Olayların
1000Kitap
Günahın Üç RengiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201916,5bin okunma
7/10
·90 syf.··
2021 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2021 20:22
Kitap Bluma Lennon adlı akademisyenin eski basım bir şiir kitabı okurken araba çarpması sonucu yolda ölmesiyle başlıyor.Vefatının ardından akademisyenin boşalan yerine gelen kişiye postayla etrafı çimento kalıntılarıyla kaplı bir kitap ulaşıyor.Kitabın kimden geldiği konusunu araştırmak ise işte bu kişiye düşüyor.Buradan sonra tam bir kitap düşkünü olan Brauerle tanışıyoruz.Brauer ile Blume’un tanışmasına hiç değinmeden o kısmı geçiyorum.Hastalık düzeyinde kitaplara bağlı biri, 20.000 kitabı evin odalarına sığmadığı için kitaplarını banyoya dahi koyuyor ve kitaplar buhardan etkilenmesin diye yaz kış soğuk suyla duş alıyor;garajda yer açmak için arabasını satıyor ve garajını da kütüphane yapıyor.Ve kütüphanedeki kitapların tasnifleri de kitap oburları için ilgi çekecek cinsten...Arası açılan kavgalı yazarları aynı rafa koymayı saygısızlık olarak algılayacak kadar nahif bir kitap sevgisi ve sonrasında bu düzeni iki şekilde bozuluyor. Birincisi kataloğunun yanması ikincisi eşinden ayrılması! Brauer’ın kitaplarının yerini belirlemek için tutuğu katalog yanınca, Brauer kitaplarıyla birlikte ıssız bir mekana, küçük bir balıkçı köyüne çekilir. Bir duvar ustasına kitaplarını kalın-ciltli olanlar kolon, diğerleri ise duvarlarda kullanılmak üzere bir ‘KAĞIT EV’inşa ettirir. Brauer, Bluma'nın Joseph Conrad üzerine yaptığı çalışma için istediği “GÖLGE HATTI”isimli kitabını evin duvarları arasında bulmak için //KOCA KİTAPLIĞININ NİHAYET BİR İŞE YARADIĞINI GÖRMEK// için bütün evi balyozla delikler açarak YIKAR ve bu yıkımın dönüşü olmaz.Böylece tek yapabileceği, balyozu eline alıp //SANKİ BU ŞEKİLDE HAPSOLDUĞU HAPİSHANEDEN KURTULACAKMIŞÇASINA KENDİ ESERİNİ BİR DAHA YIKMAKTI// belki de sadece. Yağmurun altındaki bu kitap ne Bluma'yı şaşırtabildi (çünkü Bluma çoktan öldü)ne de
1000Kitap
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma
Para,Nüfuz,Güç/Üzgünüm Kerim sende bizimle değilsin!
5/10
·120 syf.··
2021 16. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 01:41
İlk kez bir film ya da dizi bana kitabından daha güzel geldi.Eser senaryo şeklinde yazılmış daha sonra öyküleştirilerek kitap haline getirilmiş.Kasabalı bir genç kızın dört erkeğin tecavüzüne uğraması,ardından paranın her kapalı kapıyı açtığını okuruz,nüfuz sahibi olan tecavüz ahalisi içlerinden (paraca,maddiyatça)en kötü olanı kendilerini kurtarmak için kızla evlendirir. Bu evlilik kadının aşağılanmasının zirve yapmış noktası oldu bana göre,dizide Fatmagül daha güçlü,daha üretken,daha hırslı ve inatçıydı,Kerim ise en başından pişman rolündeydi oysa kitabın başlangıcında Kerim’in Fatmagül’e yaşattıkları ikinci bir tecavüz vakasıydı(hamile kadını çocuğunu düşürene kadar dövmesi es geçilecek olay değil),sonrasında yaptıklarının pişmanlığını hissedip Fatmagül’e daha ılımlı yaklaşsa da bu kitabın tüm erkek karakterleri benden sıfır puan aldı.
1000Kitap
Fatmagül'ün Suçu Ne?Vedat Türkali · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2011610 okunma
“Buzlar Çözülmeden”
10/10
·240 syf.··
2021 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 00:38
Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu'nun hayatından esinlenerek yazılmış bu eseri muhakkak okuyun okutun!..Eserde valinin adı hiç geçmez ancak çeşitli yasaklarından dolayı IV.Murat,deli vali,süper vali ve “buzlar çözülmeden”lakapları olduğuna ve bunların sebeplerine de değinilir. Bürokratik engeller, terör, parasızlık çoğu zamanda işgüzarlık sebebiyle yapımı 30 yıldır tamamlanamamış bir köprüyü yapabilmek için tüm olanakları zorlayan, Fırat'ın iki yakasını bir araya getiren azimli, kararlı, dürüst bir valinin serüveni ile karşılaşırız bu romanda.Oldukça akıcı,tarafız bir bakış açısıyla ele alınmış eserde tarihi olaylar da masaya yatırılıyor;Şeyh Sait İsyanı bunun altında yatan gerçekler,Nasturi Ayaklanması,aşk,siyaset,Alevi-Sünni çatışması,terör olayları,bürokrasi ve dahası... Özet Roman hamile karısını köprü olmadığı için hastaneye yetiştiremeyen, doğum sırasında eşini kaybedip “öksüz” bebeğiyle yalnız kalan Bayram adlı köylünün, valiye çıkıp durumunu anlatmasıyla başlar. Bunun üzerine vali "Gidemediğin yer senin değildir." anlayışıyla köprünün yapılması için kolları sıvar. 30 yıllık tozlanmış dosyaları gün yüzüne çıkarır.Bu köprü her seferinde bir engele maruz kalmış ve yapılamamıştır. Her çıkmaza yeni bir ,yol yeni bir çözüm üreten,emeğin yanında inanmanın gücünün de sergilendiği;yöre halkı,Erzincanlılar ve devletin katkısıyla muazzam bir çabayla yapılan köprünün hikayesi...
Edebiyat
KöprüAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20138,8bin okunma