Kunala

Kunala
Çiçekleri çok severdiniz...
Konuşmamız bu kadar sürdü.Tamamı beş dakika.Onca zamandan sonra beş dakika.Bundan ikimizde mutlu olmadık.İçimdekileri söyleyebilmiş olmam beni mutlu etmedi aslında.İnsan garip bir varlık bazen sakladıklarıyla mutlu oluyor.Bazen de açığa vurduklarıyla.Ben her iki durumda da mutsuz olacaktım.Saklasam da açığa vursam da mutluluğum değişmeyecekti.Onun biraz daha mutsuz olması için açığa vurmayı seçtim.Bende çok şey değiştirmedi.
Reklam
Huzursuzdum,İstanbul’daki huzursuzluğumdan farklı bir şeydi bu ancak yine de huzursuzluktu.Tam tersi sanılır ama zaten hayatta normal olan huzursuzluk durumudur,huzur ise çok ender yakalanan geçici anlardır olsa olsa.
Bir komik beni güldüremez,çünkü ne kadar maskaralık yapsa,benim hayatımda rastgeldiğim hakiki,halis ve su katılmamış maskara derecesinde mizah duygumu tahrik edemez;bir dram aktörü de sahnede ne kadar haykırırsa haykırsın,hayatta gördüğüm facialar yanında o derece suni,yabancı ve yaya kalır ki temsil ettiği vak’ aya karşı merhametimi değil temaşa san’atına karşı hiddetimi galeyana getirebilir.Hele romanlarda,adi bir sevda meselesi için muharrir efendinin beş yüz sahife yazması ve herkesin bu temcit pilavını hırsla,iştahla kapışa kapışa yemesi çok tuhafıma gider.
İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense,körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.
Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rastgeldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz.
Reklam